KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/3568 E., 2022/6836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07/06/2016 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/03/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Türk Medeni Kanunu'nun 733/1. maddesi "Cebri artırmayla satışlarda ön alım ... kullanılamaz." hükmünü içermektedir. Maddenin gerekçesi "Maddenin birinci fıkrası 1984 tarihli Öntasarının 653 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından alınmıştır. Bununla ön alım hakkının, paylı mülkiyetteki payın, pay sahibinin iradi satışlarında kullanılabileceği vurgulanmış, bu satış pay sahibinin kendi serbest iradesine dayanmıyor, cebri arttırmaya dayanıyorsa ön alım hakkının kullanılamayacağı öngörülmüştür. (...)" şeklindedir. Yani yasa koyucu, bu maddeyi ihdas ederken, sadece İcra ve İflas Kanunu'na göre yapılan satışları kast etmemiş, pay sahibinin kendi iradesine dayanmayan satışların da, bu madde kapsamında değerlendirilmesini öngörmüştür.
2886 sayılı Yasa'nın 1/1. maddesi "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür." 2. maddesi ise "Bu Kanun'un yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır." şeklindedir.
Davaya konu taşınmazdaki hisse DSİ tarafından 2886 sayılı Yasa gereğince Açık Teklif Usulü ile satılmıştır. 2886 sayılı Yasa gereğince pay sahibi DSİ'nin başka bir yöntemle taşınmazı satması mümkün değildir. Bu durumda dava konusu payın, ihtiyari satışla satıldığının kabulüne de imkan bulunmamaktadır. Kamunun paydaş olduğu bu tür satışlarda ön alım hakkının kabul edilmesi, rekabetin ortadan kalkmasına, dolayısı ile kamu zararının doğmasına yol açacaktır. Ön alım hakkının kullanılması ihtimali olan satışlara üçüncü kişilerin ilgi göstermeyeceği izahtan varestedir.
TMK'nın 733/1. maddesi ve maddenin gerekçesi dikkate alındığında, 29/11/1939 tarih, 1938/17-57 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının somut olayda uygulanması ihtimali ortadan kalkmıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi için bozulması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3568, K. 2022/6836, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama