KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/5157 E., 2024/279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1467 E., 2022/948 K.
- Karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Mut 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/126 E., 2021/102 K.
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacıya ait 281 ada 19 parsel sayılı taşınmaza 10,246 m²'lik depo yapmak suretiyle davalı ... Kadir Ünal'ın, 79.68 m²'lik ev yapmak suretiyle davalı ...'ın yapmış olduğu el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca kısmen kabulü ile Mut 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2021 tarih ve 2020/126 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davacıya ait Mersin ili, Mut ilçesi, ... Mahallesi 281 ada 19 parsel sayılı taşınmaza 10.246 m²'lik depo yapmak suretiyle davalı ... 'ın, 79.68 m²'lik ev yapmak suretiyle davalı ...'ın yapmış olduğu el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti kendisine ait 281 ada 19 parsel sayılı taşınmaza davalıların müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davayı tek başına açmaya yetkili olmadığını, diğer maliklerin de muvafakatinin alınmasının gerektiğini, dava konusu taşınmazın müvekkilinin babası ... tarafından 24.11.2000 tarihinde satın alındığını, davalıların kendi malı gibi iyiniyetli olarak içerisine ev yaptırdıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı ile davalılar arasında dava konusu taşınmaza ilişkin Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/496 Esas, 2017/308 Karar sayılı muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açıldığı,
davanın yargılama aşamasında tenkis davasına dönüştüğü, davalıların hisselerine karşılık gelecek miktarda para alacağını kabul etmeleri sonucunda dosyanın bu haliyle kesinleştiği, davalıların Mut İcra Müdürlüğünün 2019/1082 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine takip başlattıkları, takip sonucunda alacaklarını tahsil ettikleri, ancak devamında taşınmazı boşaltmadıkları ve kullanmaya devam ettikleri, davalıların taşınmazda bulunan hisseleri karşılığında para aldıkları, üst arza tabidir kuralı gereği davalıların taşınmaz ve üzerindeki yapılarda haklarının kalmadığı,
söz konusu el atma ile davacı malikin tasarruf hakkını kısıtladıkları" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacının diğer tapu maliklerini davaya dahil etmesi gerektiğini,
2. Davacının hissesi oranında men kararı verilmesi gerektiğini,
3. Bilirkişi raporunda taşınmaz içerisinde müvekkilleri tarafından yaptırılan muhdesatların ve evlerin değerinin belirtilmesi gerektiğini, zira, bu evlerin yerlerinin müvekkillerinin babası ... 'a 2000 yılında davacının babası tarafından satılarak teslim edildiğini,
4. Davacının babasının ( ...) 24.11.2000 tarihli gayrımenkul alım-satım senedinin dosya ve delil listelerinde mevcut olduğunu, 24.11.2000 tarihli alım-satım senedinin mahalline uygulanması gerektiğini, gerek 24.11.2000 tarihli alım-satım senedi ve gerekse keşifte dinlenen tanıkların ifadelerinden, müvekkillerinin iyiniyetini açıkça belli ettiğinden Medeni Kanun'un 724 üncü maddesinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğunu,
5. Mahkemenin karar verirken davalılar vekili olarak verilen mazeret dilekçesini kabul etmediğini ve bilirkişi raporlarına karşı beyanlarının alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6. Davalı ... ek olarak sunduğu istinaf dilekçesinde; kullanmış olduğu taşınmaz yönünden davacının bir talebinin olmadığını, ayrıca dava değerinin hesaplamasında kullanmış olduğu taşınmazın değerinin de dikkate alınması ve bunun sonucu olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eldeki davada taraf sıfatının olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar tarafından yargılama aşamasında ileri sürülen temliken tescil talebinin TMK'nın 722 ve 724 üncü maddelerinde düzenlenen temliken tescil davası niteliği taşıdığı ve ayrı bir davaya konu edilmesi gerek,
paylı mülkiyete konu taşınmazda paydaşlardan her birinin taşınmaza yönelik haksız müdahalelere karşı tek başına el atmanın önlenmesi davası açabileceği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin her bir davalı yönünden ayrı değerlendirilmesi gerekirken vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalıların birlikte sorumlu tutularak daha değersiz yere tecavüzde bulunan davalı ...'ın daha fazla yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 nci bendi uyarınca,
kısmen kabul edilerek kararın kaldırılıp yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden karar verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava konusu taşınmazı 24.11.2000 tarihinde davacının babasının davalıların babası olan ... 'a sattığını, satış senedinin keşif mahalline uygulanmadığını, davalıların babasının satın almış olduğu bu yeri çocukları olan davalılara verdiğini onların da bu yere ev ve ambar yaptığını, davalıların iyiniyetli olup olmadığının araştırılmadığını, davalılara inşaatın bedelinin ödenmesi gerektiğini, diğer tapu malikleri davaya dahil edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının hissesi oranında kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5157, K. 2024/279, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama