KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/5567 E., 2022/8111 K.·İlk Derece Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.07.2015 tarihinde verilen dilekçeyle müdahalenin men'i, kal ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.02.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi taraf vekillerince talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen kararın davalı yetkili temsilci tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davaya konu 11074 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, yapılan aplikasyon ve sınır tespiti çalışması sonucunda 7913 parselin duvar ve müştemilatının müvekkilin parseline tecavüz ettiğinin ortaya çıktığını belirterek; müvekkilinin 11074 parselde malik olduğu 02.08.2013 tarihinden itibaren dava tarihine kadar dönemsel faizleriyle birlikte şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil ile el atmanın önlenmesini ve tecavüzlü kısımların yıkılmasını talep etmiştir.
Davalı şirket yetkili temsilcisi, dava konusu taşınmazın tamamında malik olmadıklarını, tapudaki payları oranında davada sorumluluklarının bulunduğunu, bilirkişiler tarafından (A) harfi ile gösterilen kısmın kendilerine ait olduğunu, bu kısım dışındaki tecavüzlü kısımlardan sorumlulukları bulunmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle “İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mah. F21C22D4A pafta, 7913 parsel sayılı taşınmazın aynı yer 11074 parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, fen bilirkişisi ...'ye ait 25/12/2015 tarihli raporda A ve B harfi ile gösterilen toplam 130,65 m2'lik tecavüzlü kısmın yıkılarak eski haline getirilmesine, yıkım masrafları 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve sair taleplerinin reddine” karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı yetkili temsilcisi tarafından ayrı ayrı istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince “6100 sayılı HMK'nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 341/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1).b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” dair verilen kararın davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.11.2021 tarih 2021/888 Esas-2944 Karar sayılı ilamı ile " ... davanın değeri,
toplamda (261.300,00 TL+5.000,00 TL+2.092,39) 268.392,39 TL olup harcın da bu bedel üzerinden tamamlanmış olmasına rağmen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince dava değerinin yasal kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle davacı vekili yönünden istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesi hatalı olduğu..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından bozma ilamına uyularak "...el atmanın önlenmesi ve eski hale iade davasının kabulü ile davacının paydaşı olduğu İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ...
Mahallesi'nde kain 11074 parsel sayılı taşınmaza fen bilirkişisi ...'ye ait 19.02.2016 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 49,63 m² ve B harfi ile gösterilen 81,02 m² olmak üzere toplam 130,65 m²lik kısmına yönelik davalının el atmasının önlenmesine, tecavüzlü kısmın yıkılarak eski haline getirilmesine, yıkım masraflarına yönelik davanın kabulü ile 5.000,00 TL yıkım masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ecrimisil davasının kabulü ile 02.08.2013 ile 01.08.2014 tarihleri arasındaki dönem için 1.044,00 TL, 02.08.2014 ile 01.07.2015 tarihleri arasındaki dönem için 1.048,39 TL olmak üzere toplam 2.092,39 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.
Hüküm davalı yetkili temsilci tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma ... Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme ...” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Somut olayda, dava 7913 ada 5 parsel sayılı kat mülkiyeti kurulu taşınmazda bulunan bahçe duvarı ve fabrika duvarından dolayı el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin olup yapılan araştırmalar sonucu kal talep edilen kısımların ortak alanda olup olmadığının belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Davalı, kadastro bilirkişi tarafından düzenlenen 19.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen duvar niteliğindeki kısımdan sorumlu olduklarını kabul etmekte ise de (B) harfi ile gösterilen bahçe duvarı niteliğindeki kısımdan sorumlu olduklarını kabul etmemektedir.
O halde mahkemece davalının savunması yönünde el atmanın önlenmesi ve kal talep edilen yapıların kime ait olduğu, kat mülkiyeti kurulu taşınmazda ortak alanda kalıp kalmadığı tespit edilerek, ortak alanda kaldığının tespiti halinde diğer kat maliklerinin tamamının davada yer alması gerekliliği de gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5567, K. 2022/8111, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama