KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/5572 E., 2022/6401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22/04/2015 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil ve maddi tazminat talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 15/06/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının müvekkile ait taşınmazın altından kablo geçirdiğini, bu durumun irtifak ... kurma niteliğinde olduğunu, kablolar için yapılan kazılarda çok sayıda meyve ağacının kökünün kesildiğini, bu nedenle ağaçların zarar gördüğünü, ve bir çoğunun kuruduğunu, arazinin bir kaç cm toprağın altında bulunan davalı kuruma ait kablolar nedeniyle müvekkil istediği şekilde tarlasından faydalanamadığını ve fazlaya ilişkin talep haklarını saklı tuttuğunu belirterek, şimdilik 500,00TL ecrimisil ile müvekkilin uğradığı zarar olarak 500,00TL tazminat olmak üzere toplam 1000,00TL'nin, kabloların döşendiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taşınmaz altından haberleşme hizmetleri için çekilen kablonun taşınmaza zarar vermeden çekildiğini, bu işlemin 15 yıl önce yapıldığını, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, yapılan işlemin 406 sayılı Telefon ve Telgraf Kanunu'nun 12 ve 14. maddelerinden kaynaklanan yetkiye dayandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.12.2020 tarihli, 2018/7575 Esas, 2020/8306 Karar sayılı bozma ilamı ile "davacının dava dilekçesinde toprağın altından geçen kablolar nedeniyle taşınmazından istediği gibi faydalanamadığını, davalı Kuruma ait kabloların dava konusu taşınmazın kullanımına engel teşkil ettiğinin belirlenmesi durumunda ise, davalının süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunduğu da gözetilerek dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının tazminat taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddine, ecrimisil talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu gözetilerek talebi doğrultusuda 500,00TL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 22/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’ye 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’nun 14.07.2004 tarihli ve 5219 sayılı Kanunla Değişik 427. maddesi uyarınca, karar tarihinde temyiz sınırı 5.880,00TL olup, temyiz konusu yapılan ecrimisil miktarı temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz mahkemesince de bir karar verilebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5572, K. 2022/6401, 31 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama