KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/5865 E., 2023/6136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3612 E., 2022/461 K.
- Karar
- Davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/346 E., 2021/268 K.
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı müteahhit arasında 06.08.2011 tarihli Gayrimenkul Satış ve İnşaat Yapım Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile İnnovia-4 Projesi, A4 Blok, 222 No.lu dairenin 97.500,00 TL bedelle müvekkiline satıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği ödemesi gereken bedeli davalı şirkete ödemiş ve bir borcu kalmamış olduğunu, ancak davalının sözleme gereği edimlerini yerine getirmeyip davaya konu dairenin müvekkiline teslimini gerçekleştirmediğini belirterek; davaya konu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu gayrimenkulün tesliminin müvekkilinin elinde olmayan sebeplerden, mücbir sebep dolayısıyla geciktiğini, dava konusu dairenin içinde bulunduğu projenin inşasına tekrar başlanmış olup büyük bir hızla devam etmekte olduğunu, ekte sunulan mütalaa ile de tüm beyan ve iddialarının hukuken dinlenebilir ve geçerli olduğunun ispatlandığını, müvekkilinin teslim konusunda temerrüde düşmüş olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının adi yazılı sözleşme ile davalıdan bir adet bağımsız bölüm satın aldığı, satış bedeli olan 97.500,00 TL'yi davalıya ödediği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçerlilik şartı olan şekil şartlarına uygun olarak akdedilmediği, taşınmazın natamam vaziyette olup teslim koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle tapu iptal tescil davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davalıya karşı hiçbir borcu kalmadığını, alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerine konulan hacizlerin taraflar arasında yapılan sözleşmeden çok daha sonra davalının borçları sebebiyle konulduğunun açıkça belirtildiğini,
tüketiciler ve inşaat firmaları arasında akdedilen adi yazılı sözleşmelerin bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesine rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde hakimin M.K.'nın 2 nci maddesini gözeterek açılan tescil davasını kabul edebileceğine ilişkin Yargıtay kararının mevcut olduğunu, bağımsız bölüm tamamlanmamış olduğundan,
davalının temerrüdünün aşikar olduğunu ve bağımsız bölümün tescili açısından hukuki imkansızlık mevcut olduğundan ileride kurulacak kat irtifakına esas bağımsız bölüme karşılık gelecek şekilde arsa payına denk gelen hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına pürüzsüz ve takyidatsız olarak tescilini gerektiğini, aksi bir durumda denkleştirici adalet gereği ifa edilen edimin iadesini talep etmenin müvekkilinin hak kaybına sebep olacağını, davalı şirket borca batık olduğundan karar verilecek herhangi bir alacağı tahsil kabiliyetinin işbu davalı firma açısından mümkün olmadığını belirterek,
yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini veyahut eksik hususlar nedeniyle dosyanın yerel mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, yüklenicinin (aynı zamanda arsa sahibinin) temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yapsatçının temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 163 üncü madde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5865, K. 2023/6136, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama