KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/6481 E., 2023/6128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1652 E., 2022/1656 K.
- Karar
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/445 E., 2019/451 K.
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ...
Mahallesi, 268 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin miras yoluyla müvekkiline kaldığını, diğer 1/2'sinin ise teyze çocukları ..., ... ve ... adına kayıtlı iken 28.09.2018 tarihinde davalı ...'e satıldığını, müvekkiline TMK'nın 733. maddesi uyarınca noter aracılığı ile bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin bu hissedarlarla hisselerini almak üzere daha önce anlaştığını, ancak satış işlemini yapamadıklarını, davalının bu taşınmazı tapuda 200.000,00 TL'ye almış olarak gözükmekte ise de, önceki hissedarların üçüncü kişiye borcuna karşılık olarak bu hissenin üçüncü kişiye devredileceğini,
dava konusu taşınmazın en kısa sürede iyiniyetli üçüncü kişi olarak asıl vadedilen kişiye satılması muhtemel olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı hissesinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tapu kayıtlarına dava sonuçlanıncaya kadar tedbir konulmasına, bölünemeyen tarım arazisine ait hissenin satışının iptali ile davalı adına kayıtlı payın iptal edilerek davacı adına tescili isteğinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu hisseyi satın almak isteğinin samimi olduğunu, mandalina ağacı dikmek için dava konusu paya ilişkin kısımda da ihya çalışmaları yaptığını, tanık beyanları ile de bu durumun desteklendiğini, davalı tarafça tarım dışı amaçla kullanılmak üzere satın alındığının tanık anlatımları ile de sabit olduğunu, mahkeme gerekçesinin 5403 sayılı Yasa'nın ruhuna aykırı olduğunu, yargısal kararlarda da bu hususun benimsendiğini, davalının 8.000,00 TL'yi geçen ödemelerin banka yoluyla yapılması gerektiğini, davalının bedelin 200.000,00 TL olduğunu kanıtlaması gerektiğini, noter aracılığı ile yapılan bir bildirim bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği nedenlerle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Temyize Cevap
Davalı vekili, temyize cevap dilekçesinde hükmün onanmasını talep etmiştir.
D. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. Ön alım ...; paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda payın 3. kişiye satılması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın 3. kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
2. Türk Medeni Kanunun 734. maddesi uyarınca önalım ... sahibi adına payın tesciline karar verilmeden önce satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.
3. Ön alım davasına konu olan payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilerek her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yerin ve bu yere tekabül eden payın bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK'nın 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.Kötü niyet iddiası 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemecede kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
4. Ön alım davalarında fiili taksime değer verilmesi için, taksimin yazılı olarak yapılması ya da taşınmazın çok sayıda paydaşının bulunması halinde tüm paydaşlar tarafından fiilen kullanılan bölümleri olması gerekmez. Davacının kullandığı ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümler var ise satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6481, K. 2023/6128, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama