İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7104 K.2024/447

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın el atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil…

Esas2022/7104Karar2024/447Tarih24 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.066 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/7104 E., 2024/447 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ocak 2024
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1403 E., 2022/1386 K.
Karar
Davalılar ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle müdahalenin men'i davası konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının kabulüne
İlk derece mahkemesi
Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/514 E., 2022/294 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.066 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın el atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle müdahalenin men'i davası konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin % 90 oranında paydaşı olduğu 33 parsel sayılı taşınmazın üzerinde iki katlı iş yerlerinin bulunduğunu, iş yerlerinin fiili taksim ile kullanıldığını, Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/327 Esas sayılı dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile taşınmazda fiili taksimin olduğunun ve davalının işgal ettiği yerin davacıya ait olduğunun tartışmasız olduğunu, Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Hukuk) 2015/41 Esas, 2015/68 Karar sayılı gerekçeli kararında da fiili taksim olgusu ile dava konusu bağımsız bölümün davacıya ait olduğunun kabul edildiğini,

davalının işgal ettiği iş yerinin daha önce müvekkili tarafından ...

Abiş isimli kişiye kiralandığını, kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle Iğdır İcra Müdürlüğünün 2015/2150 Esas sayılı dosyasında adı geçen kişi aleyhinde icra takibi yapıldığını, Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Hukuk) 2015/41 Esas, 2015/68 Karar ve Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Hukuk) 2015/42 Esas, 2015/68 Karar sayılı ilamları ile taşınmaza ilişkin olarak iki kez tahliye kararı verildiğini, tahliye işlemi için iş yerine gidildiğinde davalının iş yerini kiraladığını söyleyerek işgalini devam ettirmek istediğini, davalının 2016 yılı şubat ayından beri haksız işgalini devam ettirdiğini ileri sürerek müdahalenin men’ine,

aylık 4.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleştirilen davada davacı vekili; asıl davadaki taleplerini tekrarlayarak, dava konusu taşınmazın kiraya verilmediği dönemde davacı müvekkilinin il dışında bulunduğu sırada asıl dava davalısı olan ... isimli şahsın tekrar iş yerinin kapısını çilingir ile açtırarak haksız ve hukuksuz işgalini devam ettirdiğini, adı geçenin davalı ... ile yaptığı kira sözleşmesini icra müdürlüğü tarafından yapılan tahliye işlemi sırasında sunduğu halde taşınmazdan tahliye edildiğini, ... isimli şahsın da savcılıkta verdiği ifadede taşınmazın davacı tarafından kiraya verildiğini ve kirasını aldığını ikrar ettiğini,

...'un bu iş yerini davalı ... ile bir süre çalıştırdığını, daha sonra da davalı ...'ın oğlu davalı ... adına vergi kaydının açıldığını, davalıların iş yerini Bursa İskender ismi altında çalıştırmaya devam ettiğini, aylık 4.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl davada davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

Birleştirilen davada davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davada davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müdahalenin men'i talebi yönünden davanın konusuz kalması sebebi ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil talebi yönünden davalılar ..., ..., ... ve ...'ın sahip olmadıkları taşınmazı kullanmak sureti ile davacının sahibi olduğu taşınmazı kullanmasını/taşınmazdan faydalanmasını engelledikleri gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl dava davalısı ... istinaf dilekçesinde özetle; hissedar ile kiracı arasındaki kira sözleşmesi iptal edilmeden men’i müdahale davasına gidilemeyeceğini, müvekkilinin haksız müdahalesinin olmadığını, beraat kararı aldığını, takdir edilen vekalet ücretini kabul etmediklerini, gerekçeli kararda dava konusu taşınmazın sadece 33 parsel numaralı taşınmaz olduğunun belirtildiğini fakat dava değerinin hissedarların malik olduğu pasajdaki tüm taşınmazlar üzerinden hesaplandığını,

toplam taşınmaz değeri üzerinden hesaplanan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı ve müvekkilinin hissedarlar arasındaki tanık beyanları ve bilirkişi raporlarıyla da sabit olan ihtilaftan kesinlikle haberi olmadığını, mağdur olduğunu, Mahkeme tarafından da ağır bir yargılama giderine hükmedildiğini belirterek kararın bu gerekçelerle kaldırılmasını talep etmiştir.

Birleştirilen dava davalılarından ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üzerinde 17 irili ufaklı dükkan olduğunu, bunların kaçak olduğunu, tapuda görünmediğini, davacının ortaklığın giderilmesi davası açması gerektiğini, bilirkişi raporlarının keşif sırasında bazı dükkanlar kapalı olduğu için net bakılmadığını, beyana dayalı kroki oluşturulduğunu, eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu dükkanın davacı tarafından kiraya verildiğini, fiili taksim olmadığını, davacının dükkanların çoğunluğunu kiraya verdiğini,

davacı ...’ın Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/327 Esas sayılı dosyasında fiili taksim olmadığını beyan ettiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin de yanlış hesaplandığını, dava konusu dükkan haricindeki tüm taşınmazın değerinin dikkate alınamayacağını, müdahalenin olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda davacı ve davalılardan ...'nın paylı mülkiyet ile malik oldukları, gerek kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla gerekse tarafların kabulünde olduğu üzere fiili taksimle dava konusu olan 33 parsel sayılı taşınmazın davacının kullanımına bırakıldığı, davalılardan ...'nın ise davacıya bırakılan bu taşınmazı, kendi taşınmazı gibi davalılara kiraladığı, bu hali ile davacıya bırakılan taşınmaza müdahalede bulunarak davacının kullanımını ve bu taşınmazdan faydalanmasını engellediği, davalının kullanabileceği başka taşınmazların bulunduğu,

dava konusu dükkanın davalılar tarafından kullanılmadığı, davacı ... tarafından kiraya verilen parfümeri ve çanta dükkanı olarak kullanıldığı, hali hazırda bu dükkanı kiralayan şahsın davalı olmadığı, müdahalenin men'i talebi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama gideri, harç ve varsa vekalet ücretininden dava konusu yerin değeri nispetinde davalıların sorumlu tutulması isabetli olmakla birlikte karar verilmesine yer olmadığı kararında maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınması yerinde olmadığı,

bu husus tekrar yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle davalı ... ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 nci maddesi gereğince kararın kaldırılmasına asıl dava ve birleştirilen Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/435 Esas sayılı dosyası yönünden müdahalenin men’i davası konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının kabulü ile 46.382,93 TL alacağın asıl dosya davalısı ... 'dan, asıl dava tarihi olan 20.04.2016 tarihinden, birleştirilen dosya davalıları ...,

... ve ...'dan birleştirilen dava tarihi olan 04.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Karara karşı davacı ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendilerince 16.676,82 TL harç ödendiğini ancak 14.436,62 TL harcın ödenmesine karar verildiğini, taleplerinin kabulüne karar verildiği için davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken hatalı olarak kabul-redde göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen dava paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.

Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.

Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

6100 sayılı HMK’nın 331 inci maddesi; “(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.

(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.” düzenlemesini ihtiva etmektedir.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince. Bölge Adliye Mahkemesince el atmanın konusuz kalmış olması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğru ise de.

HMK’nın 331/1 inci maddesi gereğince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmediği hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedileceğinden, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince fiili taksim olgusu belirlenerek davacının el atmanın önlenmesi davası açmakta haklı olduğu belirlenmiş olmasına göre tüm yargılama giderlerinin davalılardan tahsil edilmesi gerekirken, hangi ölçüde olduğu belirlenemeyen haklılık oranına göre, yargılama giderlerinin paylaştırılması hatalı olduğu gibi harcın da hatalı hesaplanmış olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı tarafın temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (C) bendinin çıkartılarak yerine.

“C-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca müdahalenin men’i davası yönünden alınması gereken 80,70 TL karar ilam harcı ile ecrimisil davası yönünden alınması gereken 3.168,42 TL harç olmak üzere toplam 3.249,15 TL harcın davacı taraftan peşin alınan 14.778,17 TL den mahsubu ile artan 11.529,02 TL'nin davacıya iadesine,” şeklinde. (E) bendinin çıkartılarak yerine.

“E-) Davacı tarafça yapılan 1.061,60 TL keşif harcı, 4.384,70 TL yargılama gideri (bilirkişi, tebligat, müzekkere masrafı), olmak üzere toplam 5.446,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,” cümlelerinin yazılmasına, hükmün bu şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7104, K. 2024/447, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7104
Karar No
2024/447
Tarih
24 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7105 K.2024/372
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7111 K.2024/30
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7112 K.2024/510
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7113 K.2024/380
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7121 K.2024/545
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/7124 K.2024/14538

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.