KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/722 E., 2023/2004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 5403 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi uyarınca açılan önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 581 parsel sayılı taşınmazın tapuda müvekkili adına kayıtlı olduğunu, komşu 582 parsel sayılı taşınmazın ise 4/5 payının 03.05.2019 tarihinde davalıya satıldığını, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/i maddesi uyarınca tarımsal arazilerin satılması halinde sınırdaş tarımsal arazi malikinin önalım hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın davalıya ait taşınmaz ile sınırdaş tarım arazisi olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı olan hissenin iptali ile önalım hakkı uyarınca davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu müşterek mülkiyete tabi 582 parsel sayılı taşınmazın 4/5 payını satın aldığını, dava konusu taşınmazda davalı müvekkiline hisse devri yapıldığını, taşınmazın tümünün satılmadığını, sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin ön alım hakkının yalnızca arazinin bütünüyle satılması halinde mevcut olduğunu, komşu taşınmaz maliki olan davacının ön alım hakkının doğmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; 581 parselin davacı adına kayıtlı olduğu, 582 parsel sayılı taşınmaz ile sınırdaş olduğu, davalı tarafından 582 parsel sayılı taşınmazda 4/5 payın satın alındığı, dava konusu taşınmazda davalıya hisse devri yapıldığı, taşınmazın tümünün satılmadığı, önalım hakkının sadece taşınmazın bütünüyle satılması halinde mevcut olup, taşınmazın bir bölümünün satılması durumunda geçerli olmadığı, bu nedenle dava konusu taşınmazın komşu taşınmaz maliki olan davacının önalım hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı her ne kadar pay satın almış görünse de esasında taşınmazın tamamını satın aldığını, dava konusu taşınmazın uzun zamandır davalıya pay satan üçüncü şahıs tarafından kullanıldığını, diğer hissedarların hiçbir zaman zilyetlik iddialarının olmadığı gibi kullanımlarının da bulunmadığını, uzun yıllar önce göçtüklerini ve ölü kişiler adına yapılan tespitler sonrasında mirasçılık belgesi sunulmadığını, TMK'nın 713 üncü maddesi uyarınca olağanüstü kazanım şartlarının oluştuğunu, dava açılması durumunda tapu iptal ve tescile karar verileceğini, diğer paydaşların malik sıfatını yitirdiğini, ayrıca önalım hakkının kullanılmasında TMK’ya atıfta bulunulduğundan somut olayda hakkın kullanılabileceğini belirtmek suretiyle istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda; davalının, davacıya sınırdaş olan taşınmazın tamamını değil paylı mülkiyete konu 4/5 payı satın aldığı, taşınmazın 1/10 payının Beyaz Kurtoğlu mirasçıları, 1/10 payının da Tahir ve ölü Beyaz mirasçıları adına kayıtlı olduğu görülmüştür. ...Paydaşların eşya üzerinde sahip bulundukları hisse maddi olarak (fiilen) bölünmüş olmayan soyut bir hisse niteliğindedir. ...Bu kapsamda; davalının aldığı pay şeyin tamamı üzerinde, ancak belli bir orana ait olmakla aldığı kısmın davacı taşınmazına sınırdaş olduğunu söylemek mümkün olamayacaktır. Bu nedenle önalım hakkının kullanılması yasal değildir.” şeklindeki gerekçe ile davacının istinaf başvurusunun easastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732 ve devamı maddeleri ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 6537 sayılı Kanunla değiştirilen 8/i maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan sınırdaş parsel malikine tanınan yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732 ve devamı maddeleri ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 6537 sayılı Kanunla değiştirilen 8/i maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/722, K. 2023/2004, 6 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama