İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7277 K.2024/708

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/7277Karar2024/708Tarih8 Şubat 2024Okuma8 dk · 1.500 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/7277 E., 2024/708 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1682 E., 2022/1907 K.
Karar
Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi, davalının istinafbaşvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesihükmünün kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisi iledavanın kısmen kabulü
İlk derece mahkemesi
Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/64 E., 2020/319 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.500 kelime·8 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ile davalı tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine; davalının istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; kendisinin davalı ile 20.04.2010 tarihinde boşandığını, dava konusu 61910 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 20 numaralı bağımsız bölümü 15.09.2009 tarihinde davalı ile birlikte paylı olarak satın aldıklarını, öncelikle davalının 15.10.2009 ile 15.09.2010 tarihleri arasında taşınmazı kiraya vererek karşılığında aylık 600,00 TL kira bedeli aldığını, sonrasında 20.09.2010 ile 08.03.2011 tarihleri arasında ve daha sonra 11.10.2012 ile 15.09.2013 tarihlerinde ise tek başına ikamet ettiğini ve kendisine herhangi bir kira bedelinin ödenmediğini,

ayrıca 15.09.2013 ile 15.06.2015 tarihleri arasında davalı tarafından taşınmazın tekrar kiraya verildiğini, buradan elde edilen kira bedeli olan 1.000,00 TL'nin kendi hesabına yatırıldığını, ancak davalının başka bir taşınmazda kiracı olarak kalmak istemesi üzerine 1.350,00 TL'nin 13 ay boyunca tarafınca karşılandığını, son olarak 15.06.2015 ile 15.01.2016 tarihleri arasında davalının taşınmazda tek başına ikamet ettiğini, kendisine yine herhangi bir ödemenin yapılmadığını, kendisinin davalıya 30.11.2015 tarihli ihtarname gönderdiğini,

karşılığında davalı tarafından iki kez 500,00 TL ödendiğini ve hakkına düşen payı vermediğini belirterek hissesi oranında elatmanın önlenmesini ve şimdilik 500,00 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; eldeki davada sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu ve dava konusu taşınmazla ilgili olarak kendisi tarafından faydalı masraflar yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.09.2020 tarihli ve 2016/64 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile "davalının dava konusu taşınmaza vaki elatmasının önlenmesine, 6.605,00 TL haksız işgal tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ile davalı ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.01.2022 tarihli ve 2020/1682 Esas, 2022/1907 Karar sayılı kararında belirtilen "...el atmanın önlenmesine ilişkin talep yönünden tarafların müşterek malik olduğu dava konusu taşınmazın tamamının dava tarihinde davalı tarafından kullanıldığının ve davacının taşınmazdan yararlanamadığının toplanan delillerle sabit olduğu,

el atmanın önlenmesi talebinin kabulü isabetli olmuş ise de davacının payına vaki el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği halde talep aşılmak ve tarafların taşınmazda paydaş oldukları hususu gözardı edilmek suretiyle davalının taşınmazın tamamına yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, bununla birlikte hükümde dava konusu taşınmazın tapu kayıt bilgilerinin yazılmamış olmasının da isabetli olmadığı,

ecrimisil talebi yönünden yapılan değerlendirmeye gelince davanın tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alındığında 08.02.2011 tarihi öncesi döneme ilişkin ecrimisil alacağının zamanaşımına uğradığı 11.10.2012-15.09.2013 tarihleri arası dönemde taşınmazın bizzat davalı tarafından kullanıldığının iddia edildiği, ancak bu döneme ilişkin olarak davalının intifadan men edildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı,

15.09.2013-15.06.2015 tarihleri arası dönemde ise taşınmazın davalı tarafından kiraya verilerek kullanıldığının iddia edildiği ancak dosyada mevcut Vakıfbank hesap hareketlerinden, alınan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere bu dönemde dava konusu taşınmaza ilişkin kira ödemelerinin davacının hesabına yatırıldığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, davacının, 'hesabına yatıralan bu kira bedellerinin üzerini tamamlayarak davalının oturduğu evin kirasını ödediğine' dair iddiasının başka bir uyuşmazlığın konusu olduğu,

davacının davalıya hitaben keşide ettiği 30.11.2015 tarihli ihtarın davalıya Aralık 2015'te ulaştığı, ihtarın davalıya tebliğ edildiği hususunda taraflar arasında çekişme olmadığı, bilirkişi raporunda, intifadan menin gerçekleştiği Aralık 2015 ile Ocak ve Şubat 2016 dönemleri için davacının payına düşen ecrimisil bedelinin aylık 600,00 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından davacıya 08.02.2015, 15.01.2016 ve 15.02.2016 tarihlerinde 500,00'er TL ödeme yapıldığı,

yapılan bu ödemeler mahsup edildiğinde davacının bakiye 300,00 TL ecrimisil alacağının bulunduğu anlaşılmakla ecrimisil talebinin bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı..." gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine;

davalının istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulü ile "Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.09.2020 tarih, 2016/64 Esas 2020/319 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına, elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ile davalının dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, İvedikköy Mah. 61910 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 20 numaralı bağımsız bölümde davacının payına vaki el atmasının önlenmesine,

ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 300,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.El atmanın önlenmesi yönünden kararın hukuka aykırı olduğunu,

2.Taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucunda üçüncü bir kişiye satıldığını ve taşınmazın kendisi tarafından tahliye edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını,

3.Davacının yargılama devam ederken elatmanın önlenmesi talebine ilişkin iradesinden vazgeçtiğini,

4.Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,

5.Kira sözleşmesinin varlığına yönelik hukuki sonucun değerlendirilmediğini,

6.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,

7.Taraflar arasında haksız işgal söz konusu olmadığından ecrimisil kararının da hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

2.Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.

Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

3.Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 995 inci maddesinde, “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir. İyi niyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.” hükmü yer almaktadır.

4. Zilyetliğinin haksız olduğunu bilen veya gerekli özeni sarf etmiş olsa bunu öğrenebilecek olan zilyet iyi niyetli zilyet olmayıp, kötü niyetli zilyettir.

5. İyi niyetli olmayan zilyet hak sahibi için de yapılması zorunlu olan giderlerin karşılığını isteyebilir. Ancak yararlı ve lüks giderleri isteyemez. İyi niyetli zilyetten farklı olarak kötü niyetli zilyedin isteyebileceği zorunlu giderler bakımından, gider ödeninceye kadar malı geri vermekten kaçınma hakkı yoktur.

6.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/1 inci maddesine göre de, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Dosyada yer alan bilgilere göre, tarafların 20.04.2010 tarihinde boşandıkları ve buna yönelik kararın 31.05.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine; davalının istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de dava konusu olan 61910 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 20 numaralı bağımsız bölümün ortaklığın giderilmesi davası sonucunda 14.06.2021 tarihinde dava dışı Yurtseven Turgul’a satıldığı ve bu satışın İlk Derece Mahkemesi kararından ve istinaf dilekçelerinin verilmesinden sonraki aşamaya isabet ettiği görülmüştür.

Tüm bu nedenlerle; eldeki davada el atmanın önlenmesine ilişkin talebin konusuz kaldığı gözetilmeksizin mahkemece bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken esasına yönelik karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7277, K. 2024/708, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7277
Karar No
2024/708
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7279 K.2024/850
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7280 K.2024/692
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7280 K.2024/741
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7281 K.2024/780
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7284 K.2024/647
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7286 K.2024/646

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.