İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7475 K.2023/457

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisi; davalılar karşı davacılar tarafından 09.04.2013 tarihli dilekçeyle temliken tescil, tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,…

Esas2022/7475Karar2023/457Tarih24 Ocak 2023Okuma7 dk · 1.397 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/7475 E., 2023/457 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ocak 2023
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.397 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisi; davalılar karşı davacılar tarafından 09.04.2013 tarihli dilekçeyle temliken tescil, tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar - karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar-karşı davalılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 12 ada 258 parselin, davalı-karşı davacıların ise 12 ada 257 parselin maliki olduklarını, davalı-karşı davacıların 12 ada 258 parsel üzerine ev yapmak, ağaç dikmek ve hiçbir hakka dayanmaksızın kullanmak sureti ile müdahale ettiklerini iddia ederek davalıların el atmalarının önlenmesine, yapıların kal’ine, el atılan alanın tespiti ile bu alan için 22.09.2003 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için bilirkişilerce hesaplanacak ecrimisil tutarının ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar - karşı davacılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini savunmuşlardır.

2. Davalılar - karşı davacılar vekili cevap dilekçesi ile davacıya yöneltmiş olduğu karşı davasında; müvekkillerinin dava konusu taşınmaza müdahalelerinin kötüniyetli olmadığını, 257 parseli ve 258 parseli 2/b arazisi olarak 05.04.1998 tarihinde satın aldıklarını, 258 parselin 1990 yılında Hazine adına orman dışına çıkarıldığını, 257 ve 258 parselin 1998 yılından beri müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu 2/b parseli olan 258 parseli ileride Hazineden satın alacakları inancı ile taşınmaz içine ev, kuyu, yol, çardak, depo yaptıklarını ve meyve ağaçları diktiklerini belirterek,

3 katlı binanın bulunduğu arazinin temliken tesciline, 258 parsel üzerinde müvekkilleri tarafından yapılan narenciye ve zeytin bahçesinin değerinin ve yol masrafının, su kuyusu, çardak ve depo bedelinin davacı-karşı davalılardan tahsiline ve bu bedeller ödeninceye kadar araziden çıkarılmaması için hapis hakkı konulmasına, tapuda temliken tescil taleplerinin kabul edilmemesi halinde muhdesatların bedelinin davacı-karşı davalılardan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli ve 2013/118 Esas, 2014/423 sayılı kararıyla; asıl dava yönünden; ‘‘...davanın kısmen kabulü ile; davalıların Muğla İli Fethiye İlçesi, Yanıklar Köyü, Beypınarı mevkii 32 ada 258 parselde kayıtlı taşınmaza el atmalarının önlenmesine, söz konusu taşınmaz üzerinde davalılarca yapılmış olan bina ve ağaçların masrafları davacıya ait olmak üzere kal'ine, ecrimisil yönünden açılan davanın reddine,’’ karşı dava yönünden; davanın kabulü ile;

‘‘karşı davalılarca Muğla İli Fethiye İlçesi, Yanıklar Köyü, Beypınarı mevkii 32 ada 258 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde dikilmiş ağaç değerleri olan 79.529,00 TL ve bina bedeli 179.928,00 TL'nin dava tarihi olan 09.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacılara verilmesine, söz konusu muhdesat bedelleri ödeninceye kadar davacılara dava konusu taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasına...’’ karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8 Hukuk Dairesi 05.11.2018 tarih ve 2018/12512 Esas, 2018/18080 Karar sayılı ilamında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın son oluşan imar parsellerine göre değerlendirilmesi ve yeniden alınacak bilirkişi raporuna göre bir karara varılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, dava konusu edilen taşınmazlar üzerinde tarafların mülkiyet durumunun devam ettiği ve ilk hükmün geçerli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalıların dava konusu taşınmaza el atmalarının önlenmesine,

söz konusu taşınmaz üzerinde davalılarca yapılmış olan bina ve ağaçların masrafları davacıya ait olmak üzere kal'i ne, ecrimisil talebinin ise reddine, karşı davanın kabulü ile karşı davalılarca dava konusu taşınmaz üzerinde dikilmiş ağaç değerleri olan 79.529,00 TL ve bina bedeli 179.928,00 TL’nin dava tarihi olan 09.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacılara verilmesine ve söz konusu muhdesat bedelleri ödeninceye kadar davacılara dava konusu taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar-karşı davalılar vekili özetle; ecrimisil talebinin reddi ve karşı davanın kabulü kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının iyiniyetli olarak kabulünün yerin olmadığını, kal masraflarının davacıya yüklenemeyeceğini, ecrimisil şartlarının vekil edenleri lehine oluştuğunu, davalılar-karşı davacılar tarafından müvekkillerine temliken tescil davasının açılamayacağını, muhdesat bedeline hükmedilemeyeceğini, tazminat talebinin taşınmazı sonradan edinen vekil edenlerine karşı ileri sürülemeyeceğini, kaçak, ruhsatsız ve müvekkilin kullanım amacına uygun olmayan bina ve ağaçların gerçek değeri üzerinden tazminata karar verilemeyeceğini ve nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil; karşı dava ise, temliken tescil ve tazminat isteklerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 nci maddesi şöyledir: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından”başlıklı 995. maddesi şöyledir:

“İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”

3. Karşı dava yönünden; TMK’nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir.

4. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde malzeme sahibinin iyiniyetli olması yanında diğer bazı koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.

5. TMK’nın 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir.

6. Malzeme sahibinin TMK’nın 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır.

TMK’nın 724. maddesi hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin TMK’nın 3. maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.

Malzeme sahibinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. (Sübjektif koşul)

İyiniyet koşulunun gerçekleşmediği durumlarda diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına gerek bulunmamaktadır.

b) İkinci koşul, yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olmasıdır. (Objektif koşul)

c) Üçüncü koşul ise yapıyı yapanın (malzeme sahibinin), taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesidir.

d) Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsayacağından mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir.

3. Değerlendirme Temyizen incelenen Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar-karşı davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7475, K. 2023/457, 24 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7475
Karar No
2023/457
Tarih
24 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7479 K.2023/6
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/7479 K.2023/30
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7481 K.2023/41
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/7486 K.2023/23
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7493 K.2023/65
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/7505 K.2023/25

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.