KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/1695 E., 2024/1978 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2169 E., 2022/2477 K.
- Dava tarihi
- 11.02.2019
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/28 E., 2021/250 K.
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirasçının alacaklısı tarafından açılan mirası reddin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davalının borçlarını ödemeye yeterli malvarlığının olmadığını, müvekkile güvence de göstermediğini, mirasbırakanının aktifi fazla olmasına karşın kötüniyetle davalının mirası reddettiğini ileri sürerek mirası reddin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; mirası murisle arasının iyi olmaması nedeniyle reddettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının borcunu ödemeye yeterli malvarlığı olmamasına karşın aktifi fazla olan mirasbırakanın mirasını reddetmesinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, mirası reddin iptaline, davalıya isabet eden miras hissesinin resmen tasfiyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, müvekkilinin alacaklılara zarar verme kastı olmadığını, aksine müvekkilinin murisle tartışmalar yaşadıklarını, müvekkilinin ceza evinde olduğu dönemde murisin hiç ziyaret etmediğini, bu nedenlerle murisle aralarının iyi olmadığını ve ölümden önceki bir yıl içinde murisle hiç görüşmediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçının alacaklısı tarafından ileri sürülen mirası reddin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617 nci maddesi
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1695, K. 2024/1978, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama