İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2209 K.2023/3062

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2209Karar2023/3062Tarih5 Haziran 2023Okuma7 dk · 1.420 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/2209 E., 2023/3062 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İlk derece mahkemesi
Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.420 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlu olan davalıdan aldığı vekâletname ile 7037 ada 17 parsel sayılı taşınmazda 7 numaralı bağımsız bölümü dava dışı bankadan ihale ile edinerek daha sonra iade edilmek üzere davalı adına tescilini sağladığını, taşınmazın davacıya iade edileceğine ilişkin davalının yazılı taahhüt verdiğini, hâlen davacının tasarrufunda bulunan bedelini ödediği taşınmazın davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye satışını engellediğini, taşınmazın edinim tarihinde davalının 18 yaşını yeni doldurduğundan taşınmaz edinim bedelini ödeyemeyeceğinin açık olduğunu, davacının tanıkları bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.

2. Yargılama sürecinde taşınmaz mülkiyetinin ...’e devredilmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125 inci maddesi gereği husumet yeni malike karşı yöneltilmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazı davalının dayısının desteğiyle edindiğini, davacının dayandığı taahhütname altındaki imzanın davalıya ait olmadığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ...’e usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, süresinde yanıt sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...’in taşınmazı muvazaalı olarak edindiği kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, taşınmazın bedelinin ödenerek edinildiğini, davalı ... eli ürünü taahhütname bulunduğunu, dava açıldığı tarih itibarıyla ihtiyati tedbir kararının tapuya şerh verilemediğini, taşınmazın ...’e devrinin muvazaalı olduğunu, davalı ... tarafından yapılan ödemenin muvazaayı gizlemek amacı taşıdığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı ...’in edinimi tarihinde tapu kaydında mülkiyet haklarını sınırlandıran bir şerh veya beyan bulunmadığı, davalı ... ile davalı ... arasında tapu resmî senedi dışında düzenlenen adi yazılı sözleşmede gösterilen bedelin ödendiği, bu durumun dosyaya ibraz edilen banka makbuzlarından anlaşıldığı, bedelin muvazaalı olarak ödendiğinin kanıtlanamadığı,

İlk Derece Mahkemesince davacı vekiline 25.05.2022 tarihli duruşmanın 3 numaralı ara kararı ile tanık adreslerinin bildirilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240/3 üncü maddesi uyarınca kesin süre verildiği hâlde davacının tanık adreslerini bildirmediği, bu nedenle de Mahkemece tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği,

davalı ...’in taşınmazı ediniminin yolsuz olduğuna ilişkin bir kanıt sunulamadığından TMK’nın 1023 üncü maddesi gereğince mülkiyet kazanımının korunması gerektiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince de davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; satış ve tapu devir işlemlerinin taşınmazın bulunduğu Ankara'da değil Diyarbakır’dan yapıldığını, satın alan Murat'ın Ankara’da bulunan taşınmazı görmeden satın aldığını, tapuda satış bedelinin 105.000,00 TL gösterildiği; ancak, satış işleminin muvazaalı olduğunu gizlemek için devir tarihinde sözleşme yapıldığını.

100.000,00 TL'nin İş Bankasından, 80.000,00 TL'nin Finansbank'tan transfer edildiğini, gerek sözleşme, gerekse ödemelerin muvazaayı gizlemek için yapıldığını, paranın da daha sonra iade edilmek üzere davalı ... tarafından diğer davalı adına bankaya yatırıldığını, sözleşmenin her zaman yapılabilecek bir sözleşme olduğunu, 280.000,00 TL bedelli bir sözleşmenin noter huzuru ile yapılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna göre devir tarihi olan Şubat 2020 itibarıyla taşınmazın değerinin 330.000.00 TL olduğu, oysa taşınmazın gerçek değerinin 50.000,00 TL altında %20 kadar eksik fiyatla satıldığı,

öte yandan satın alanın tapuda 105.000.00 TL, banka yolu ile de (100.000,00 + 80.000,00 =) 180.000,00 TL olmak üzere toplam 285.000,00 TL ödediği hâlde sözleşmede satış bedelinin 280.000,00 TL olarak belirtildiğini, bu durumun da muvazaanın kanıtı olduğunu, müvekkiline ulaşılamadığı için tanık adreslerinin bildirilemediğini ve yeni süre taleplerinin de Mahkemece reddedildiğini belirterek kararın bozulması için temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işlem ve muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere; inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir.

2. Bu sözleşme, tarafların hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.

3. Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.

4. Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır.

5. İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 26 ve 27 nci maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır.

6. Uygulamada mesele, 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir. İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir. Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hem de taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz.

7. 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın, şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekeceği kuşkusuzdur. Şayet, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi bir takım belgeler var ise bunların delil başlangıcı sayılacağı ve iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hâle geleceği sabittir. Şayet, delil başlangıcı sayılacak böylesi bir olgu da bulunmuyor ise iddia sahibinin son başvuracağı delilin karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu da şüphesizdir.

8. Ancak, inanılan ile üçüncü kişinin, inananın inanç borcunu tekrar alma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla el ve düşünce birliği içerisinde muvazaalı bir işlem (sözleşme) yapmaları hâlinde inananın söz konusu sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğundan bahisle üçüncü kişi aleyhine dava açabileceği de kuşkusuzdur.

9. 6100 sayılı HMK'nın 190 ıncı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."

10. 4721 sayılı TMK'nın 6 ncı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dava konusu taşınmazın davacı tarafından bedeli ödenerek satın alındığı hâlde inançlı işleme dayalı olarak davalı ... adına tescil edildiği, bu durumun da dosya kapsamında yer alan ve Adli Tıp Kurumundan aldırılan rapor içeriğiyle de sabit olduğu üzere;

davalı ... tarafından imzalanan adi yazılı 25.11.2009 tarihli “Taahhütname” başlıklı yazılı belgeden anlaşıldığı, ne var ki; tapuda dava konusu bağımsız bölüm üzerine ihtiyati tedbir konulmadan diğer davalı ...'a satış yapılması ve muvazaa iddiasının da ispatlanamaması nedeniyle; davalı hakkındaki tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi doğru olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2209, K. 2023/3062, 5 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2209
Karar No
2023/3062
Tarih
5 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2209 K.2023/6162
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2210 K.2023/11370
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2210 K.2023/6199
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2211 K.2023/5988
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2211 K.2023/11372
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2212 K.2023/3463

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.