KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/2273 E., 2024/2285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/654 E., 2023/479 K.
- Dava tarihi
- 10.11.2020
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/319 E., 2022/40 K.
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki müdahalenin men'i ve ecrimisil talepli davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından 29.09.2016 tarihinde satın alınan davaya konu bağımsız bölümün, hiçbir hukuki ilişkiye dayanmaksızın davalı tarafça ofis olarak kullanıldığını, davalıya gönderilen ihtarnamelere rağmen haksız kullanımın devam ettirildiğini belirterek bilirkişice hesaplanarak belirlenecek olan işgal tazminatı için şimdilik 5.000,00 TL'nin ihtarname tarihi olan 29.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve dava konusu taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili, 06.09.2021 tarihli değer artırım dilekçesi ile raporda tespit edilen 89.769,00 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın davalı şirkete ait olduğunu, taşınmazın teminat amacıyla devredildiğini, ancak kötü niyetle piyasa rayicinin çok altında bir fiyatla davacıya devredildiğini, davacı ile taşınmazı satın aldığı şirket arasında organik bağ bulunduğunu, davacı tarafından taşınmazın teminat amacıyla devredildiğinin bilindiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanın mülkiyet iddiasında bulunarak işgalci olmadığını savunduğu, ancak dosyaya buna dair bir delil sunulmadığı gibi mülkiyet hakkına dair açılmış tapu iptali ve tescil davasının da bulunmadığı, bu hali ile davalı yanın haksız işgalci konumunda olduğu, dava tarihi olan 10.11.2020 tarihine kadar dönem göstererek ecrimisil bedelininin 89.769,00 TL olarak hesapladığı,
davacı yanın bu bedele göre talep artırım dilekçesi sunarak eksik harcı tamamladığı gerekçesiyle davacının ecrimisil isteminin kabulü ile davacının dava konusu taşınmazı satın aldığı 29.09.2016 ve dava tarihi 10.11.2016 arası oluşan 89.769,00 TL ecrimisilin dava tarihi olan 10.11.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, davacının müdahalenin men’i isteminin kabulü ile dava konusu taşınmazdan tahliyesi sureti ile müdahalesinin men’ine karar verilmiştir.
2. Mahkemece, tashih şerhi ile hükmün ikinci paragrafındaki dava tarihinin 10.11.2020 olarak tashihine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın teminat amacıyla üçüncü kişiye devredildiğini, davacı tarafça bu durumun bilindiğini, bu hususta ispata elverişli tanıkların dinlenmediğini, yine ticari kayıtların incelenmediğini, tapu iptali ve tescil davası açma zorunluluğunun bulunmadığını, davacının gerçek anlamda malik olmadığını, davacının isticvap edilmesi ve davacıya karşı yemin teklif etme isteğinin Mahkemece reddine karar verildiğini, ancak gerekçeli kararda bu hususun tartışılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazın teminat amaçlı verildiği yönünde savunmasının olduğu, ancak bu yönde açtığı bir tapu iptali ve tescil davasının olmadığı, cevap dilekçesi ile delil listesinde yemin deliline dayanmadığı, taraf beyanları ile yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu uyarınca dava konusu bağımsız bölümün davalı tarafından iş yeri olarak kullanıldığı, davalının taşınmazdaki kullanımının akdi veya kanuni dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin meni ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2273, K. 2024/2285, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama