KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/2529 E., 2024/2627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/406 E., 2023/518 K.
- Dava tarihi
- 13.01.2021
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/7 E., 2021/127 K.
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arasında ... Noterliğinde 21.08.1990 tarihli 3005 yevmiye nolu mirastan feragat sözleşmesi düzenlendiğini, murisin muvafakat eden olarak yer aldığından sözleşmenin yasal şekle aykırı olduğunu, sözleşmenin baba baskısı ile düzenlendiğini, bir taraf için aşırı yararlanma sağladığını ve geçersiz olduğunu belirterek, ... Noterliğinin 21.08.1990 tarihli 3005 yevmiye No.lu mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin şekil yönünden geçerli olduğunu, davacının manevi baskı ile ilgili iddialarını kabul etmediklerini, aşırı yararlanmanın da bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris Hatice Küçükgedikli yönünden yapılan değerlendirmede; murisin 16.09.2014 tarihinde öldüğü, davanın 13.01.2021 tarihinde açıldığı, murisin vefatı ile korkutmanın ortadan kalktığı kabul edileceğinden davanın bu yönden hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, aşırı yararlanma yönünden de davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın yasal süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından reddine, muris ... yönünden yapılan değerlendirmede;
davacıların manevi baskı iddialarını kanıtlayamadıkları, aşırı yararlanma yönünden tanık beyanlarının incelenmesinde davacıların Boğazlıyan ilçesinde 2 adet taşınmazın kendilerine verildiği düşüncesi ile sözleşmeyi imzaladıkları, bu hali ile aşırı yararlanmadan söz edilmesi için gerekli olan darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik halinin söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; 1. Mahkemece davacılara verilen bir gayrimenkul olup olmadığının araştırılmadığını, verilen bir gayrimenkulün de bulunmadığını,
2. Erkek evlada mal vermek için baskı yapıldığının toplumsal olarak ortada olduğunu,
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre sözleşmenin şekil yönünden geçersiz olduğunu,
4. Sözleşmenin kanunun emredici kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı düzenlendiğini, davanın her türlü kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...
Noterliğinde düzenlenmiş olan 3005 yevmiye numaralı sözleşmenin 21.08.1990 tarihli olduğu, muris ...'nin 14.01.2020 tarihinde ve muris Hatice Küçükgedikli'nin 16.09.2014 tarihinde vefat ettikleri ve murislerin uyguladıkları iddia olunan manevi cebirin ölüm tarihleri itibariyle ortadan kalktığının kabul edilmesi gerektiği, eldeki davanın açılma tarihinin 13.01.2021 olması, davacıların dayandıkları irade sakatlığı ve gabin hukuksal sebepleri bakımından 1 ve 5 yıllık hak düşürücü süreler, mirastan feragat sözleşmesi başlıklı ...
Noterliğinde düzenlenmiş olan 21.08.1990 tarihli ve 3005 yevmiye numaralı sözleşmede mirastan feragatin ivazsız yapıldığının açık ve net olarak belirtilmesi nedeniyle edimler arasındaki dengesizliğin sözleşmenin geçerliliğine bir etkisinin de söz konusu olamayacağı, toplanan deliller ve dinlenen tanıkların anlatımlarına göre davacılar tarafından irade sakatlığı hallerinin ispatlanamadığı, ...
Noterliğinde düzenlenmiş olan 21.08.1990 tarihli ve 3005 yevmiye numaralı sözleşmenin kanunun aradığı resmi şekil şartlarını taşıdığı, resmi belge hükmündeki noter senedinin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, tarafların serbest iradeleriyle yaptıkları sözleşmede kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, genel ahlaka ve kişilik haklarına aykırı bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında sonucu itibariyle bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Muris ...'nin ölüm tarihine göre hak düşürücü sürenin geçmediğini,
2. Sözleşmenin şeklen 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa aykırı düzenlendiğini,
3. Davacılara verilen 2 adet gayrimenkulden bahsedildiğini, ancak verilen bir gayrimenkulün bulunmadığını,
4. Dosya kapsamından aşırı yararlanma ile baskının net olduğunu ve resen gerekli hususların dikkate alınarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528, 530 uncu maddeleri,
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2529, K. 2024/2627, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama