İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/260 K.2024/936

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından…

Esas2023/260Karar2024/936Tarih20 Şubat 2024Okuma8 dk · 1.572 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/260 E., 2024/936 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Ek karar tarihi
15.12.2022
Sayısı
2021/2459 E., 2022/1995 K.
Karar
Asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/428 E., 2021/288 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.572 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı birleştirilen davada davacı ... vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili; müvekkili şirketin maliki olduğu 601 parsel sayılı taşınmaza, komşu davalı şirketin işgal ettiğini, ihtarname gönderilmesine rağmen müdahaleye son verilmediğini belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı-asıl davada davalı vekili; taraflara ait taşınmazların ara sınırının daha önceden ağaçlar dikilerek belirlenmiş iken, 12-13 yıl önce davalı tarafından sınıra istinat duvarı yapıldığını, bu esnada müvekkili şirkete ait 1636 parselden yaklaşık 43,05 m²’lik alanın davalı tarafından işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı vekili; haksız bir işgal olmadığını, söz konusu istinat duvarının davacı tarafından yapıldığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Birleştirilen davada davalı-asıl davada davacı vekili; iddiaların doğru olmadığını, aksine davacının haksız işgalinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu parseller arasındaki istinat duvarının kadastral sınıra inşa edilmemiş olması nedeniyle, krokide A harfi ile işaretli 140,25 m²’lik bölüme davalı şirket tarafından el atıldığı, krokide B harfi ile gösterilen 43,04 m²’lik bölüme davacı şirket tarafından el atıldığı, dinlenen tanık beyanlarından dava konusu duvarın davacı şirket tarafından davalı şirketten habersiz şekilde 15-16 yıl kadar önce inşa edildiği,

bilirkişi raporları gereğince yıkımın fahiş zarar oluşturmayacağı, davalı iyiniyetli olmasına rağmen taşan kısımların değerinin arazi değerinden oldukça düşük olması nedeniyle temliken tescil koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada; el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, krokide A harfi ile gösterilen 140,25 m²’lik alana davalı-birleştirilen dava davacısının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine, birleştirilen davada; davanın kabulüne, krokide B harfi ile gösterilen 43,04 m²’lik alana davacı-birleştirilen dava davalısının el atmasının önlenmesine,

500,00 TL ecrimisil alacağının 01.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, temliken tescil talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı-birleştirilen dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinat duvarının davacı-birleştirilen dava davalısı tarafından 12-13 yıl önce yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin haksız işgal teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, el atılan kısmın değerinin fahiş hesaplandığını, emsal bildirilmediğini, davacının kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini belirterek asıl davanın reddine, aksi halde tecavüzlü 140,25 m²’lik taşınmaz bölümünün temliken müvekkil adına tesciline karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davacı–birleştirilen dava davalısı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; istinat duvarının iki tarafın anlaşması ile yapıldığını, karşı tarafa ihtarname gönderildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, olayın hatalı ölçümden kaynaklandığını, karşı taraf lehine ecrimisile hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, temliken tescilin koşullarının bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların taşınmazlarının birbirine tecavüzlü olduğu, taşınmazlar arasında bulunan duvarın davacı ... şirketi tarafından yapıldığı, uzun süreden beri durumun bu şekilde olduğunun hem tarafların kabulü ile hem de tanık beyanları ile sabit olduğu, bu şekli ile davalı-birleştirilen dava davacısının herhangi bir müdahale teşkil eden eyleminin olmadığı, bu durumda müdahale teşkil eden eylemin davacı-birleştirilen dava davalısından kaynaklandığı,

uzun yıllardır duvarın bu şekilde kullanıldığından kullanıma zımnen muvafakat edildiği gerekçesiyle asıl dava davacısının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı- birleştirilen davada davacının el atmanın önlenmesi talebi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, krokide B harfi ile gösterilen 43,04 m²’lik alana davacı-birleştirilen dava davalısının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müdahalenin mevcudiyeti sabit ve davalı herhangi bir şahsi veya ayni hakkı olduğunu ispat etmemiş iken davanın reddinin doğru olmadığını, davalının kusuru olmasa dahi el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, istinaf mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir; a) İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,

b) İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323 üncü maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326 ncı maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanun'un 16 ncı madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.09.2018 tarih, 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.

Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen karar hakkında, davacı ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi talebin kabulüne, ecrimisil talebin reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.

Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükmün A bendinin ikinci ve üçüncü paragrafında davacı taraftan mükerrer harç alınması şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ne var ki bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Yukarıda V-C-3-2. bentte açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün A bendinin ikinci ve üçüncü paragrafında yer alan “İstinaf başvurusu reddedildiğinden; asıl dava yönünden alınması gereken istinaf harcından peşin alınan harcın mahsubu ile eksik alındığı anlaşılan 21,40 TL harcın davacı-birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına, -birleşen dava yönünden;

alınması gereken istinaf harcından peşin alınan harcın mahsubu ile eksik alındığı anlaşılan 11.042,67 TL harcın davacı-birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,” ifadesinin hükümden çıkarılmasına, yerine “davacı- birleştirilen dava davalısı tarafından yatırılan istinaf harcının talep halinde iadesine” ifadesinin eklenmesine, HMK'nın 370/2 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,

2. V-C-3-1. bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesi, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/260, K. 2024/936, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/260
Karar No
2024/936
Tarih
20 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/262 K.2024/500
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/263 K.2024/539
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/266 K.2024/1034
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/266 K.2024/1803
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/267 K.2024/1670
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/268 K.2024/603

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.