KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/3255 E., 2024/168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1189 E., 2022/1360 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/301 E., 2021/469 K.
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın bedel istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında dava konusu taşınmazın ¼ payının müvekkiline devredilmesi için anlaşma yapıldığını, müvekkilinin davalıya 400.000,00 TL gönderdiğini, ancak dava konusu taşınmazın davalının borcundan dolayı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu edildiğini haricen öğrendiğini belirterek, 8270 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 30.11.2021 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek tescil talebi olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.463.087,50 TL bedelin müşterek ve müteselsil olarak faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil vekili, taşınmazın tapu kaydından lehlerine ipotek şerhi bulunduğunu, bu nedenle müdahil olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf dayanağı olan 13.12.2017 tarihli sözleşmenin taşınmazın devir ve tescili için gerekli şekil şartına aykırı olarak yapıldığı, bu nedenle davacının tapu iptal ve tescil isteğinin yerinde görülmediği, ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacının ödediği bedeli davalıdan talep hakkının bulunduğu, denkleştirici adalet ilkesi dikkate alınarak davacının ödediği 490.000,00 TL'nin dava tarihinde ulaştığı güncel değerin 988.472,80 TL olduğunun belirlendiği, denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği belirtilerek,
davanın bedele ilişkin kısmen kabulüne, 988.472,80 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda, mahkemece uyuşmazlık harici satış iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemi olarak nitelendirilmiş ise de bu nitelemenin hatalı olduğunu, taraflar arasında yapılan işlemin alacağın temliki niteliğinde olduğunu, müvekkilinin “taahhütname” başlıklı temlik sözleşmesi gereği üzerine düşen edimi yerine getirerek davalı şirkete ödeme yaptığını, davalının da bu ödemeden sonra taşınmazı satın aldığını, sözleşme gereği davalı şirketin dava konusu taşınmazın ¼ payını müvekkiline devretmesi gerektiğini, ayrıca tazminat olarak hükmedilen bedelin de hatalı hesaplandığını, binanın ¼ değerinin ödenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvurusunda, her ne kadar daha önce uyuşmazlığın alacağın temliki olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirtmiş ise de, uyuşmazlığın inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu, bu şekilde nitelendirilerek dava konusu taşınmazın 1/4 payının müvekkili adına tesciline karar vermesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak bedele istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ncı ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3255, K. 2024/168, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama