İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3485 K.2024/3084

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun…

Esas2023/3485Karar2024/3084Tarih30 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.465 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/3485 E., 2024/3084 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/786 E., 2022/1273 K.
Dava tarihi
07.03.2014
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/321 E., 2020/9 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.465 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dilekçesinde özetle. Davacı ve ailesinin sahibi oldukları ... ili, ... ilçesi, 25020 ada, 1 parselde “parseli baştan sona kateden ana yolun kullanımında kamuya herhangi bir kısıtlama getirilemeyeceği”ne dair plan notunun bulunduğu ...

Büyükşehir Belediyesince onanmış imar planı uygulandığını, daha sonra parselin ifraz edilerek, dava konusu yolun kuzeyinde 2 No.lu parsel olarak ... sitesinin, 3 No.lu parsel olarak yolun güneyinde ... ... sitesi oluşturulduğunu, ... ... sitesini oluşturan 351 bağımsız bölümün 343'ünün koşulların tamamını bilen ve kabul eden kişilere satıldığını, mülkiyeti davacı ve çocuklarına ait olan E bloğun parseli baştan sona kateden yola cepheli iş yeri olduğunu, site içi ana yolun imar planına uygun şekilde kamuya açık olmaması nedeniyle iş yeri niteliğindeki taşınmazda ticari faaliyet yürütülemediğini,

site yönetimi tarafından bu durumun giderilmediğini belirterek; kamuya açık olarak düzenlenen yol üzerindeki engellerin kaldırılarak taşınmazın imar planına uygun hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Site Yönetimleri cevap dilekçelerinde özetle; davaya öncelikle görev, dava ehliyeti, husumet ve Tebligat Kanunu yönünden itirazları olduğunu, davacının kamuya açılmasını talep ettiği alanın Anıtlar Kurulu tarafından SİT alanı olarak ilan edilmiş arsaya bitişik ve kat maliklerinin kullandığı otopark alanı olduğunu, buranın cadde veya sokak olmadığını, bu alanın etrafı ve düzenlemesinin davacı tarafından yapıldığını, bu nedenle davacının davayı açmasında hukuki bir yararı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu gayrimenkulün ... ili, ... ilçesi, 25020 ada 3 parselde kayıtlı ve özel mülkiyete konu olduğu, gayrimenkul hakkında davacının talebinde belirttiği yolla ilgili alınmış kamulaştırma kararı bulunmadığı, ...

Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesinin 2018/544 Esas, 2018/627 Karar, 06.06.2018 tarihli kararında aynı gayrimenkul hakkında aynı taleple ilgili yargılama sonucunda "...350 metre boyunda, 180-200 metre ene sahip olan büyük bir imar adasının erişime getirdiği engel dikkate alındığında, plan notu gereğince imar adası içi plan gösteriminin imar yolu olarak değerlendirilmesi ve erişim kolaylığı sağlanması gerektiği iddia edilmekte ise de teknik olarak "imar yolu" plan gösterimi niteliğini taşımayan, yönetmelik eki lejantlara ve plan tekniğine uygun olmayan gösterime dayanılarak,

özel mülkiyette bulunan bir taşınmaz içinden, doğrudan 20 metrelik imar yolu geçirilmesi isteminin kabulü, imar mevzuatı ile uyumlu olmamakla birlikte, anayasal güvence altına alınan mülkiyet hakkının korunması ilkesine de aykırılık teşkil edecektir.

Bu durumda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı paftasındaki gösterimin 20 metre genişliğinde yapı yaklaşma mesafesi arasında kalan bir alan tanımlaması niteliğinde olduğu, teknik olarak "20 metre genişliğinde imar yolu" gösterimi niteliğini taşımadığı açık olduğundan ve özel mülkiyette bulunan, site ortak alanı olarak kullanılan taşınmazın, kamuya terkin edilmeden ve kamulaştırılmadan, plan notuna dayanılarak, imar yolu olarak kamu kullanıma açılması olanağı bulunmadığından, davacının bu yöndeki talebinin reddine ilişkin ...

Belediye Başkanlığı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış ve dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir." şeklinde karar verildiği, bu durumda davacının, özel mülkiyete konu olan ve kamulaştırma işlemi olmayan gayrimenkulden taşıt yolu geçirilmesini istemesinin mümkün olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açtığı davanın, kanun niteliğine haiz imar planları ve plan notlarının uygulanması, kamu ve özel hukuk kişilerinin bu plan ve plan notlarına aykırı hareketlerinin önlenmesi yani müdahalenin men-i davası olduğunu, 25020 ada 3 parseldeki taşınmaza onanmış bir imar planı uygulandığını, daha sonraki süreçte plana uyarak parselin ifraz edildiğini, yolun kuzeyinin 2 No.lu parsel olarak ...

Sitesi, yolun güneyinin 3 No.lu parsel olarak ... ... sitesini oluşturduğunu, buna göre belediyeye başvuru yapılarak gerekli izinlerin alındığını, mevcut planda ... ... sitesinin 5 bloktan oluştuğunu, E bloğun parseli baştan sona kateden yola cepheli olduğunun yazıldığını, ancak kamunun kullanımına açık olması gereken yolun, her iki taraftan demir parmaklıklarla kapatıldığını, ...

Büyükşehir Belediyesi tarafından onanmış imar plan notunda “parseli baştan sona kateden ana yolun kullanımında kamuya kısıtlama getirilemez” notu bulunduğunu, plan notuna uyulmasının zorunlu olduğunu, plan notlarının planlarla birlikte bir bütün oluşturduklarından kanun hükmünde olduğunu, plan notunun kamu yararı ilkesi çerçevesinde oluşturulduğunu, ...

Belediyesinden gelen yazıda plan notunun halen geçerli olduğunun belirtildiğini, dava konusu taşınmazların içinde olduğu adanın imar parseli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aynı imar adasında bulunan konut alanlarının uygulaması sırasında tüm imar adasında alınan terkler taşınmazın toplam alanından alındığını, daha sonra dava konusu taşınmazlar terk alınan toplam imar adasının bir parçası olarak oluştuğunu, yani önce taşınmazın tamamından terkler alındıktan sonra bir kısmı düzenlemeye alınarak ifraz edildiğini ve imar adalarına dağıtıldığını,

diğer yandan yine aynı adadan ıslah imar palanı içerisine dahil etme üzere alınan bir %35'lik terk daha bulunduğunu, bu nedenle taşınmazlardan bir kez daha terk alınamayacağının bizzat ...

Büyükşehir Belediyesi resmi yazışmalarından anlaşıldığını, mülk sahibi ile idare arasında bir takyidat getirildiğini, bunun eşyaya bağlı borç olarak hukuken oluşmuş bir fiili durum olduğunu, bu plan notunun kamusal bir metin olup kişilerin yorumuna veya kabulüne bağlı bir husus olmadığını, imar planının genel düzenleyici bir işlem olduğu, bir manada imar kanunun çizili bir görünümü olup kanunun çizgi olarak plana ve plan notlarına yansıması olduğunu ve emredici bir hüküm olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının 3 No.lu parselde E blok zemin kat 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 No.lu tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümlerde 131/200 hissede intifa hakkı sahibi olduğu, kat maliki olmadığı, ...

Bölge İdare Mahkemesinin 2018/544 Esas, 2018/627 Karar sayılı ilamına, 20.05.2014 tarihli bilirkişi raporuna, Belediyenin 20.12.2016 tarihli yazı cevabı ve diğer yazı cevaplarına, vaziyet planına, bilirkişi raporları ekindeki vaziyet planı/kroki üzerindeki gösterimler ile resimlere göre. 2 ve 3 No.lu parseller 1 No.lu parsel iken kuzey ve güneyinden %35 kamuya terk yapıldığı, ikiye ifraz olduktan sonra davacının dayandığı plan notunun terkini yapılmamış ise de.

3 No.lu parsel maliklerinin vaziyet planında dahi gösterilmeyen ama fiilen yol olarak kullanılmakta olan yolu usulünce kamuya terk etmedikleri, yani herkesin kullanabileceği kamunun kullanımına açık genel yol (karayolu) niteliğini almadığı, esasen ifrazdan önce tek parsel iken %35 kamuya terk koşulu sağlandığından ifrazdan sonra tekrar kamuya terkin de mümkün olmadığının anlaşıldığı, iddia olunan yolun 3 numaralı parsel içinde iki adet yaya girişi haricinde, araç giriş - çıkışı için fiilen kullanılan yer olduğu, iki tarafının açılır kapanır sürgülü demir parmaklık ile kapatıldığı, güvenlik olduğu,

böylece araçların kontrollü girişinin sağlandığının rapor ve resimlerden anlaşıldığı, intifa hakkı sahibi davacının talebinin 3. kişilerin araçlarının girişinin engellenmemesine ilişkin olduğu, ancak açılması talep ve iddia olunan yolun "maliklerince usulünce kamunun kullanımına terk edilen genel yol olmadığı" özel mülk olduğundan kamuya açılmasının istenemeyeceği, ayrıca iki adet yaya girişinin mevcut olduğu, bu itibarla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yön görülmediği belirtilerek istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi.

3. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

4. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

3.Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3485, K. 2024/3084, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3485
Karar No
2024/3084
Tarih
30 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/3487 K.2024/1843
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3491 K.2024/10194
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3495 K.2024/2048
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/3497 K.2024/5010
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3498 K.2024/4241
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3499 K.2024/4268

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.