KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/360 E., 2024/504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/476 E., 2022/181 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/381 E., 2021/264 K.
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların, muris ...'in çocukları olduğunu, murisin ölmeden önce davalı eşi aleyhine boşanma davası açtığını, yargılama devam ederken ...'in ölmesi üzerine mirasçı olan oğullarının davaya devam ettiklerini, davalının geçimsizlikte kusurlu olduğunun tespitine karar verildiğini belirterek, davalının mirasçı olarak gösterildiği İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04/12/2017 tarihli 2017/1436 Esas 2017/1326 Karar sayılı veraset ilamının iptali ile yeni veraset ilamı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili duruşmada; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ile muris ... arasında ölmeden evvel boşanma davasının görüldüğü, dava devam ederken murisin öldüğü, davacıların devam ettiği davada davalının geçimsizlikte kusurlu olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1436 Esas, 2017/1326 Karar sayılı veraset ilamının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Mirasçılıktan men edilmesini gerektiren hiçbir kusurunun bulunmamasına rağmen mirasçılık belgesinin araştırma yapılmadan tek celsede iptal edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı eş ...' in boşanma davasında kusurlu olduğunun tespitine yönelik kesinleşmiş karar bulunduğundan murisin mirasçısı olamayacağı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğ edildiği kişinin kendi çalışanı olmadığını, tebligatın usulsüz olduğunu, hükmü süresinde temyiz ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29 uncu ve 30 uncu maddeleri ile 181 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/360, K. 2024/504, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama