KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/3781 E., 2024/4153 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/691 E., 2023/979 K.
- Dava tarihi
- 29.07.2022
- Karar
- Esastan ret
- Mahkemesi
- ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, muris ...'nin 28.09.2004 tarihinde 7872 yevmiye sayılı vasiyetnameyi yaptığını, buna göre ... ili, Merkez ilçesi, ... Köyü'nde bulunan 188 sayılı parseldeki tek katlı taş yığma evi oğlu olan ...'ye bıraktığını, ancak murisin 12.10.2004 tarihinde 7980 yevmiye sayılı senet ile vasiyetten rücu ettiğini belirterek, vasiyetnamenin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından ... Noterliği'nin 28.09.2004 tarihli ve 7872 yevmiye numaralı vasiyetnamenin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi talep edilmiş ise de; muris ...’nin ...
1 Noterliği'nin 12.10.2004 tarih 17980 yevmiye sayılı vasiyetnameden rücu belgesi ile vasiyetnameden rücu ettiği, TMK'nın 542. maddesi uyarınca vasiyetten dönmenin iptal davasına gerek duymadan etki sağladığı, vasiyetin açılmasının onu uygulanabilir hale getirmediği, vasiyetnamenin tenfizinin gerektiği, vasiyetnamenin tenfizi veya iptalinin hukuki yarar taşıyan davalar olduğu, hükümsüzlüğün tespiti davasında davacının hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda, iptali istenen vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesinde açılıp okunduğunu, davalının vasiyeti işleme koyup geçerliliğini savunduğunu, müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından bu TMK'nın 557. maddesinde belirtilen sebeplerden birisine dayanılmadığı, her ne kadar davalının bu vasiyeti kullandığı belirtilmiş ise de bu hususta vasiyetnamenin tenfizine dair bir dava açıldığına dair bir belge sunulmadığı, kaldı ki böyle bir dava açılması durumunda savunma yolu ile vasiyetten rücu olgusuna dayanılmasının mümkün olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf başvurusunda esasa ilişkin ileri sürmüş olduğu sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 ve 558 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3781, K. 2024/4153, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama