KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/3812 E., 2024/3034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/1356 E., 2015/845 K.
- Dava tarihi
- 16.08.2011
- Karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesinin; a) Birinci ve ikinci fıkralarında, gerçek kişilerle ilgili olarak, muhatabın kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmasından sonra, eğer bu kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu; adresini değiştiren kişinin yeni adres bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
b) Dördüncü fıkrasında, tüzel kişi muhataplara daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişilerin resmî kayıtlarındaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
II-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 25 inci maddesinde yabancı memlekette tebligat usulü düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre “Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını salahiyetli makamdan ister.
Kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da yapılabilir. Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu vekâlet vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da memuriyet havzası nazarı itibare alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna gönderilir.
Şu kadar ki, Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir.”
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; 1. Davalılardan ...'a çıkartılan gerekçeli karar tebliğinin iade edilmesine rağmen, mahkemece bu davalının yeni adresi araştırılmaksızın ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresleri bulunup bulunmadığına bakılmaksızın aynı adresine Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre tebliğ edilmesi,
2. Gerekçeli karar tebligatının, davalı ...'in yurtdışı adresine usulüne uygun tebliğ edilmemesi,
3. Mirasçı ...'ın mirasçılarından ..., mirasçı ... mirasçılarından ..., ..., , ..., ..., ..., ... ve mirasçı ... mirasçılarından .......a gerekçeli kararın usule uygun tebliğ edilmemesi doğru görülmemiş olup; adı geçen davalı ... mirasçıların adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3812, K. 2024/3034, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama