KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/3984 E., 2024/4580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/983 E., 2023/1309 K.
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ... vd.
- Davalılar
- ... vd. vekilleri Avukat ... vd.
- Dava tarihi
- 13.09.2019
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/48 E., 2023/82 K.
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalının kardeş olduklarını, muris ...'ın 29.04.2018 tarihinde öldüğünü, ölmeden önce 2007 yılından sonra alınan taşınmazların parasını ödediğini ancak taşınmazları kendi adına değil davalı oğlu adına tescil ettirdiğini, davalının taşınmazları alabilecek ekonomik durumunun olmadığını belirterek, dava konusu 9 adet taşınmazın tapusunun iptali ile veraset ilamındaki hisseler doğrultusunda müvekkilleri adına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini talep etmiş, 15.02.2021 tarihli dilekçesinde; 3. kişilerden murisin ödediği paralarla alınan taşınmazlarla ilgili davasına tenkis olarak devam etmek istediklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazları kendi emeği ve çabası ile satın aldığını, davanın inançlı işleme dayalı olarak görülebileceğini, murisin dava konusu taşınmazlarla ilgili ödeme yaptığına ve payı olduğuna dair yazılı bir belgenin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların, murisin saklı pay zedeleme kastıyla davalıya elden bağış yaptığına dair herhangi bir belge ve somut tanık beyanı sunamadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanlarına göre davalının ekonomik durumunun ve düzenli bir gelirinin olmadığının sabit olduğunu, tefrik edilen davada kabul kararı verildiğini, murisin davalıya gizli bağış yaptığının ispatlandığını bu nedenle bu davada da kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tanık anlatımlarının duyuma dayalı olduğu, bankalarda muris tarafından taşınmaz alınması için davalıya para verildiğine yönelik kayıt olmadığı, tanık anlatımları ve diğer delillere göre elden bağış iddiasının kanıtlanamadığı ve ilk derece mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak murisin saklı pay kurallarını ihlal etmek amacıyla yaptığı bir işlem olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 560-571 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3984, K. 2024/4580, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama