KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4016 E., 2024/2827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1017 E., 2023/1286 K.
- Dava tarihi
- 22.07.2022
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulü ile yargılama giderleri yönünden hüküm düzeltilerek yeniden davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/555 E., 2023/314 K.
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile yargılama giderleri yönünden hüküm düzeltilerek yeniden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıların annesi olduğunu, annelerinin resmi muamelelerde bulunmaktan çekindiğini bilen davalıların müvekkilinin ev almak istediğini öğrenmeleri üzerine, evi kendi adlarına aldıktan sonra müvekkilinin üzerine devredeceklerini söylediklerini, davalıların kızı olması ve davacının yaşının da ilerlemesi nedeniyle taşınmazın davalılar adına tescil edildiğini, talep edildiğinde taşınmazın mülkiyetinin davacı adına devredileceği hususunda davalılar ile inançlı işlem sözleşmesinin sözlü olarak akdedildiğini ileri sürerek, 1329 ada 25 parsel 4 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Esmahan Sönmez ön inceleme duruşmasındaki beyanında; davayı kabul ettiğini, dava konusu edilen evin aslında annesine ait olduğunu, annesinin kendilerine güvendiği için evi davalılar üzerine yaptığını şu anda da istiyorsa geri vermeye hazır olduğunu beyan etmiştir.
2. Davalı ... vekili duruşmadaki beyanında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili; mahkeme tarafından gönderilen hiçbir evrağın müvekkiline bizzat teslim edilmediğini, haberdar olmadığı için itirazları zamanında dile getiremediğini, davaya dayanak gösterilen belgenin de inançlı işleme dayanak bir belge olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, davacı annesinin ölünceye kadar oturması amacıyla vermiş olduğu yazılı basit bir belgeye dayanarak taşınmazda hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkiline ödeme yaptığına dair yazılı herhangi bir belge sunmadığını, taşınmaz hissesinin güncel bedeli ödendiği takdirde müvekkilinin taşınmazı davacıya devretmeyi kabul ettiğini, taşınmazın tamamı üzerinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemeye hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu ancak davalıların taşınmazda 1/2 oranında paydaş olmaları ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmaması nedeniyle her bir davalı açısından ayrı ayrı vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisine; 1329 ada 25 parsel, 4 numaralı bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; davacı tarafından sunulan ve sadece davacının ölünceye kadar söz konusu evde oturacağına dair düzenlenen belgenin inancı ispatlar belge olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacının elinde resmi bir sözleşme olmadığını, davacının müvekkile ödeme yaptığına dair yazılı herhangi bir belge sunmadığını, bu nedenle sebepsiz zenginleşme yönündeki iddialarını da ispatlayamadığını, kabul anlamına gelmemekle taşınmazda 1/2 hisse sahibi olan davalı aleyhine taşınmazın tamamı üzerinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.
2. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.
3. İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.
4. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
5. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
6. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4016, K. 2024/2827, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama