KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4437 E., 2023/6262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3117 E., 2021/2665 K.
- Karar
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/235 E., 2020/372 K.
Karar Metni
852 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ablası muris ...'ın 11.12.2017 tarihinde vefat ettiğini, murisin ... Noterliğinde 02.08.1994 tarihli 1530 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vasiyetname düzenlediğini, müvekkilinin Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/449 E. sayılı dosyası ile vasiyetnameden haberdar olduğunu, dilekçesinin ekinde yer alan Bakırköy ...
Noterliğinin 06.03.2017 tarihli 4928 yevmiye sayılı ''Düzenleme şeklinde parmak izi ve mühür beyannamesi" başlıklı beyanname ile Bakırköy ....
Noterliğinin 18.09.2017 tarihli 32785 yevmiye sayılı ''Düzenleme şeklinde vekaletname'' başlıklı belgelerden murisin okuma yazma bilmediğinin anlaşılacağını, okuma yazma bilmeyenlerin ağırlaştırılmış resmi şekilde vasiyetname düzenleyebildiklerini, 02.08.1994 tarihli 1530 yevmiye sayılı ''Düzenleme şeklinde vasiyetname'' başlıklı vasiyetname incelendiğinde, söz konusu vasiyetnamenin geçerlilik koşullarını taşımadığını, murisin okuma yazma bildiği varsayılarak vasiyetname hazırlandığını, vasiyetçinin imzasının bulunmadığını, okuma yazma bildiğini söyleyen murisin parmak izini kullandığını,
vasiyetnamenin murisin gerçek arzularını yansıtmadığını, muris ile davalıların ilgilenmediğini belirterek, davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine aykırı vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; murisin okuma yazma bildiğini, bu hususta Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilmiş diplomasının bulunduğunu, parmak izi beyannamesinin yaşı ilerlediği için bankalardan maaşını çekerken kolaylık olması açısından verildiğini, bu belgenin okuma yazma bilmediğinin kanıtı olmadığını, okur yazar olduğuna ilişkin ilgili kurumlardan araştırma yapılması gerektiğini, murisin okuma yazma bildiğine dair tanıkları da olduğunu, vasiyetname içeriğinin murisin gerçek arzularını taşıdığını, dava konusu belgenin ölünceye kadar bakma sözleşmesi olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğindeki delillerden murisin okuma-yazma bildiğine dair kanaat oluştuğu, düzenleme şeklinde parmak izi ve mühür beyannamesinin okuma yazma bilenler tarafından da kullanılmasının mümkün olduğu, 02.08.1994 tarihli noter huzurunda düzenleme şeklinde hazırlanan vasiyetnamede murisin okur-yazar olduğunu beyan ettiği ancak vasiyetnamenin okuma-yazma bilmeyenlere özgü şekilde düzenlendiği, Yargıtayın istikrarlı görüşüne göre okuma-yazma bilen kişilerin vasiyetname düzenlerken okuma-yazma bilmeyenlere özgü usulle vasiyetname düzenlemeleri halinde bu durumun vasiyetnameyi geçersiz kılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 1. Murisin okuma yazma bilmediğini ancak vasiyetnamenin okur yazarlara göre olan usulle hazırlandığını,
2. Murisin okuma yazma bilmediğine dair dosyaya sundukları kesin delil niteliğindeki noter evraklarının mahkemece dikkate alınmadığını,
3. Dosyaya sunulan okur yazarlık belgesinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından doğrulanmadığını,
4. Dinlenen tanıkların davalılar ile yakın husumetleri bulunduğundan anlatımlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
5. Dosya içerisine resmi senetlerin getirtilmediğini,
6. Davalıların murisle ilgilenmediklerini ve resen belirlenecek nedenlerin dikkate alınarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki delillerle Dairelerince getirtilen tapu müdürlüğünce tanzim edilen resmi senet suretinden murisin okuma-yazma bildiği kanaatine ulaşıldığı ve vasiyetnamenin kanunda yazılı şekil şartlarına haiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Murisin okuma-yazma bilmemesi nedeniyle imza yerine parmak izini kullandığını, ancak mahkeme ve istinafın soyut tanık beyanlarına itibar ederek murisi okur yazar kabul ettiğini,
2. Murisin okuma yazma bilmediğine dair dosyaya sundukları kesin delil niteliğindeki noter evraklarının mahkeme ve istinaf tarafından dikkate alınmadığını,
3. Dosyaya sunulan okur yazarlık belgesinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından doğrulanmadığını,
4. Dinlenen tanıkların davalılar ile yakın husumetleri bulunduğundan anlatımlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
5. Davalıların murisle ilgilenmediklerini ve re'sen belirlenecek nedenlerin dikkate alınarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk .1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532, 533, 534 ve 557 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu ve dosya içeriğindeki delillerden murisin okuma-yazma bildiği, iptali istenilen vasiyetnamenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunununda okuma-yazma bilenlere özgü belirtilen şekle uygun düzenlendiği anlaşıldığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4437, K. 2023/6262, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama