KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4808 E., 2023/6577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/15 E., 2023/169 K.
- Karar
- Asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; karşı davanın reddine
Karar Metni
1.392 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında geçen el atmanın önlenmesi ve kâl, karşı davada temliken tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilleri ile davalı- karşı davacı asıllar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan ..., ... ve ...’a ait 69 ada 60 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın, davalılardan Vakıflar Bankası A.O. adına kayıtlı olan 60 ada 40 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bahçe duvarı ve bahçenin, davalılardan ...’a ait 69 ada 56 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın kısmen müvekkiline ait 69 ada, 57 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğunu ileri sürerek el atmaların önlenmesine ve tecavüzlü yapıların kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... vekili; müvekkillerinin 24.11.1989 tarihinde taşınmazı zemindeki mevcut bina ile birlikte ve iyi niyetle satın alarak edinmiş olduklarını, satış tarihinden sonra da taşınmaz üzerindeki binada herhangi bir ilave yapı yapmayıp taşınmazı olduğu gibi kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davalarında; taşkın kısmının 2,10 metrekare olup, bu kısmın kâl'ine karar verilmesi halinde tüm binanın zarar göreceğini, binanın taşkın kısmının yapı değerinin taşan kısmın zemin değerinden oldukça fazla olduğunu, müvekkillerinin iyi niyetli olduklarını açıklayarak tecavüzlü olan 2,10 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile bu kısmın müvekkilleri adına temliken tapuya tescilini talep etmiştir.
Diğer davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılardan Türkiye Vakıflar Bankası A.O. vekili ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “...davalı .... ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile fahiş zarar kavramı yasalarda tanımlanmamış olmakla birlikte bu kavramın belirlenmesinde yıkımı istenen muhdesatın milli ekonomi için ifade ettiği değer ve inşaatın özellikleri itibarıyla korunması gerekip gerekmediğinin önem taşıdığı, davalılardan ..., ... ve ...’a ait 69 ada 60 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın korunmaya değer olup yıkımının fahiş zarar doğuracağını söyleyebilme olanağının bulunmadığı,
dosyada keşfe katılan fen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen gerek 24.03.2015 havale tarihli asıl fen raporunda ve eki olan krokide ve gerekse 14.05.2015 tarihli ek fen raporunda ve eki olan krokide açıklanmış olan ve krokilerde 69 ada 60 numaralı parsel üzerinde (A) harfi ile ve yeşil boyalı olarak gösterilen 5,28 metrekarelik taşkın bina kısmının kâl’ine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde bu kısım yönünden kâl talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle hüküm bozulmuş, bozma ilamına karşı davalı ... vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “...davalı ... vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, kal'i talep edilen binanın son durumuna ilişkin ilgili kurumlardan bilgi alınarak, mahallinde fen ve arkeolog bilirkişiler ile tekrar keşif yapılarak rapor alınmak suretiyle, kal'e konu olan binanın korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, binanın korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olmaması durumunda, Mahkemece kâl kararı verilebileceği,
korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olması durumunda ise kal kararı verilemeyeceği değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği, Mahkemece fahiş zarar oluşacağı gerekçesiyle 60 parsele ilişkin kâl talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmayacağına ilişkin Dairenin bozma ilamı doğru olmakla birlikte, tapudaki sit alanı ve eski eser şerhi nedeniyle bozma ilamına ek olarak yukarıda açıklanan gerekçe de eklenmek suretiyle davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir” gerekçesiyle bozma kararının kısmen kaldırılmasına, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalılardan Türkiye Vakıflar Bankası A.O. vekili, davalılardan ... vekili ve davalılardan Sait ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz itirazında bulunmuşlardır.
Dairemizin 22.11.2022 tarihli ve 2022/4291 Esas, 2022/7090 Karar sayılı kararıyla; “…bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak, yıkım istekli davalarda, yıkılması istenen ve bütünleyici parça niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer almasının zorunlu olduğu,
taşkın olduğu iddia edilen ve kal talep edilen yapının bulunduğu 69 ada 60 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ..., ... ve ... adlarına paylı şekilde kayıtlı iken (UYAP sistemi üzerinden denetlenen güncel tapu kaydına göre,) ...’ın hissesini 10.06.2019 tarihinde (dava dışı) ...
Oğlu ...’e satış yolu ile devrettiği, komşu 69 ada 60 parselde kalan yapıya yönelik (kısmen) yıkım kararı verilmesine rağmen yeni kayıt malikinin davaya dahil edilmediği, taşınmazın güncel tapu kaydı ikmal edilerek taraf gösterilmeyen taşınmaz malikinin tespit edilmesi, akabinde anılan paydaşın da zorunlu dava arkadaşlığı dikkate alınarak taraf teşkili sağlanması gerekirken eksik hasımla karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.05.2023 tarihli ve 2023/15 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza komşu 69 ada 60 parselde kalan yapıya yönelik yeni kayıt malikinin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandığı, dava konusu 57 parsel ve taşkın yapının bulunduğu 60 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesinde "eski eser ve sit alanı" ibarelerinin bulunduğu, içerisindeki binanın kâl talebine ilişkin olarak 60 parselin 3 üncü derece arkeolojik sit alanında yer almadığı, taşınmazda yer alan binanın kültür varlığı özelliği taşımayan ruhsatsız bir yapı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul-kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri ile davalı- karşı davacı asıllar ... ve ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacılar ... ve ... temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların sit alanında bulunduğunu, tecavüzlü kısmın da Belediyece 2016’da yıkıldığını, davanın konusuz kaldığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 60 parsel sayılı taşınmazla ilgili sürecin devam ettiğinin Adana Kültür Varlıklarını KBKM’nin 10.02.2022 tarihli yazısıyla bildirilmesine karşın bunun sonucunun beklenmediğini, iyi niyetli olduklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın ilk satın alındığı tarihte binanın bulunduğunu, taşkınlığın hata payı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, yıkımın fahiş zarara neden olacağını, keşif tarihinden sonra tadilat yapılarak taşkın kısmın geriye çekildiğini, tecavüzün ortadan kalktığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre parseller arasında ölçümden kaynaklı hatalar olduğunu, kendilerine sorumluluk yükletilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil; karşı dava temliken tescil taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet ... gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı gerçek kişiler vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamı ve tarafların beyanlarında belirttikleri üzere Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi rapor tarihinden sonra taşınmazın bir kısmının yıkılıp yeniden yapıldığı savunulmuş olup, Adana KVKBM’nin 06.12.2021 tarihli müzekkere cevabında dava konusu 60 parsel sayılı taşınmazdaki taşkın yapının bir kısmının yıkıldığının ve onarım yapıldığının belirtildiği, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunun 16.11.2021 tarihli, Mahkemece yapılan keşfin 04.10.2021 tarihli olduğu anlaşılmaktadır.
3. Hâl böyle olunca; taşınmaz başında Mahkemece yeniden keşif yapılarak, çekişme konusu yapının halen davacı taşınmazına taşkın olup olmadığının tespit edilip sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken davalı 60 parsel sayılı taşınmazdaki muhdesat yönünden kâl kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan sebeplerle davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. (2) ve (3) No.lu paragraflarda açıklanan nedenlerle, davalı gerçek kişiler vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4808, K. 2023/6577, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama