KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4959 E., 2024/5255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/533 E., 2023/921 K.
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 13.05.2022
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/288 E., 2022/840 K.
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ..., karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili tarafından 2003 yılında başlanarak zemin katta bir dükkan ve dört katlı bağımsız bölümden oluşan bir bina inşa edildiğini, ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava dışı paydaşlardan büyük bir kısmının dava konusu binanın müvekkili tarafından yapıldığını açıkça kabul ettiğini belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki beş katlı binanın müvekkiline ait olduğunun tespitini ve tapu kütüğüne şerh verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/350 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının görülerek ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verildiği, dolayısıyla davacının işbu davanın açılması esnasında derdest bir ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı, ortaklığın giderilmesi davasında davacının herhangi bir beyanı ve itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin içeriğini tekrarla, dava açılmasında hukuki yararının olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/350 Esas, 2021/2319 Karar sayılı dosyada ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verildiği, bu kararın 13./04.2023 tarihinde kesinleştiği, yargılamanın her aşamasında güncel hukuki yararın bulunmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4959, K. 2024/5255, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama