KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5065 E., 2024/5427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/4019 E., 2023/1179 K.
- Dava tarihi
- 10.05.2019
- Karar
- Davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/177 E., 2022/190 K.
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil ile muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ..., karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığını ancak satıcı ile aralarında yaşanan sorunlar nedeniyle davalı adına tescil edildiğini, davalının dava konusu hisseyi devredeceğini belirtmesine rağmen müvekkili aleyhine ecrimisil davası açtığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın da müvekkili tarafından inşa edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline ve dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın müvekkili tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, 1983 yılında üç kardeş bir şirket kurduklarını, dava konusu taşınmazı ortak birikimleri ile satın alarak üzerine fabrika inşa ettiklerini, bir süre burada faaliyet gösterip işler kötüye gidince fabrikayı kiraladıklarını, davacının kiradan müvekkiline pay vermediğini, müvekkilinin de davacı aleyhine 7 yıl önce ecrimisil davası açtığını, davacının bu iddialarını o davada ileri sürmediğini, aksine kiradan pay verdiğini beyan ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bahse konu tapu işlemlerini bizzat kendisinin yaptığı, tapudaki satış işlemleri sırasında bizzat kendisinin bulunduğu bu nedenle tapunun iptalini gerektirir herhangi bir sebebin bulunmadığı ve davacının muhdesatın tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrarladıklarını, iddialarını tanık beyanıyla ispatladıklarını, davanın ispatına yarar belgeler sunduklarını, muhdesatın tespitini istemekte hukuki yararlarının olduğunu ileri sürerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi vakıaların taşınmazın şirket geliri ile alındığı yada kar ortaklığından alındığı şeklinde olmadığı, bedelinin bizzat davacı tarafından ödendiğine ilişkin olduğu, bu nedenle şirket kayıtlarının getirtilmesine gerek olmadığı, davalının imzasını taşımayan belgelerin delil başlangıcı sayılamayacağı, yemin deliline dayanılmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı, muhdesatın tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, ne var ki;
gayrimenkulün aynına ilişkin eldeki davada nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebeplerle ve takdir edilen nispi vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil ile muhdesatın tespiti istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas ve 1947/6 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000, 00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5065, K. 2024/5427, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama