KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5182 E., 2023/6498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/391 E., 2016/92 K.
- Karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 8610 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek; satış suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ortaklığın öncelikle aynen taksim yoluyla giderilmesini, aksi halde satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28/01/2016 tarihli ve 2014/391 Esas - 2016/92 Karar sayılı kararıyla; "...Davanın kabulü ile, İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 8610 ada 3 sayılı arsa niteliğindeki ortaklığın aynen taksimi olası olmamakla; bilirkişi raporuna ekli listedeki paylar oranında satış yoluyla ortaklığın giderilmesine, satış bedelinin dosya kapsamındaki veraset ilamları ve rapora ekli paydaş listesine göre paydaşlara payları oranında ödenmesine..." karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili; müvekkilinin ve diğer bazı paydaşların paylarının bilirkişi raporunda hatalı ve eksik belirlendiğini, bu raporun esas alınarak karar verilmiş olmasıyla hükmün de hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili; müvekkilinin, kök muris ...'ın mirasçısı olduğunu, davanın 27.05.2014 tarhinde açıldığını, ...'in ise 27.03.2014'te dava açılmadan önce vefat etmiş olması nedeniyle taraf sıfatı olmayan kişiye davanın yürütüldüğünü, davacıların müvekkiline karşı ön alım davası açmış olup, İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/35 Esas sayılı dosyasından yürütülmekte olan davanın eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılmamış olmasının doğru olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ortaklığın satış suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesi; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." düzenlemesini içermektedir.
3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yukarıda açıklandığı üzere. 4721 sayılı TMK'nın ilgili maddesi uyarında miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır. Bu yasal düzenleme kapsamında somut olaya bakıldığında.
İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/216 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan "muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil" davasında, eldeki ortaklığın giderilmesi davasındaki paydaş ... aleyhine karar verilerek hissenin kök muris ...'a dönmesine karar verildiği ve hükmün 23.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mülkiyet mahkeme kararı ile devredilmiş ve tescilden önce kazanılmış ise de tasarruf yetkisi bulunmadığından ve mahkemece verilen mehile rağmen tescil davasında verilen hükmün ilgili tapu müdürlüğünde infazı yapılmadığından, eldeki ortaklığın giderilmesi dosyasında satış bedelinin dağıtımının malik hissedarlara göre yapılmış olması hususu bozma sebebi yapılmamıştır.
2. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Satışına karar verilen taşınmaz; a) Paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin paydaşların tapudaki payları oranında,
b) Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin mirasçılık belgesindeki paylar oranında,
c) Hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
3. Yukarıda açıklandığı üzere; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde satış memuru, satış bedelini tapu kaydı ve tapu maliklerinden ölen var ise mürasçılık belgesindeki payları oranında dağıtacaktır. Kararın verildiği tarihten satış bedelinin dağıtılacağı tarihe kadar tapu kaydında ve mirasçılık durumunda değişiklik olabileceğinden mahkemece paydaşların hisse oranlarının belirtilmesi doğru olmayacaktır. Hâl böyle olunca, yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3' üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının "1." bendinde, "Bilirkişi raporuna ekli listedeki paylar oranında" ibarelerinin ve 1. bent devamında yer alan maliklerin isim ve hisselerinin gösterildiği "tablonun" hükümden çıkartılması suretiyle;
3.Hüküm fıkrasının "2." bendinde, "Rapora ekli paydaş listesine göre" ibarelerinin çıkartılması suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5182, K. 2023/6498, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama