İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5238 K.2024/4262

Taraflar arasındaki men-i müdahale ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/5238Karar2024/4262Tarih3 Ekim 2024Okuma6 dk · 1.119 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/5238 E., 2024/4262 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1355 E., 2023/1364 K.
Davacılar
... vd. vekili Avukat ... vd.
Dava tarihi
31.01.2020
Karar
Davanın reddine
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/408 E., 2022/106 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.119 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki men-i müdahale ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin...Mahallesi, 365 ada 7 parselde kain taşınmazdaki hissesini 17.10.2000 tarihinde adi yazılı sözleşme ile davalıya sattığını, satış bedelinin tamamı ödenmemesi nedeniyle davacının tapuda devir yapmadığını, davalının sözleşme nedeniyle ödemiş olduğu paraları geri almak için Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/839 Esas sayılı dosyası ile açtığı alacak davasının kısmen kabulüne karar verilerek kesinleştiğini, davalının geçersiz sözleşmeye istinaden müvekkilinin hissesini 2000 yılından beri kullanmak suretiyle gelir elde ettiğini,

bu nedenlerle dava konusu taşınmazdaki müvekkilinin hissesine davalının müdahelesinin meni ile 2000 yılı Ekim ayından dava tarihine kadar olan ecrimisil alacağının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın müvekkiline teslim edildiği andan beri harabe halde olduğunu, davacının da belirttiği gibi müvekkilinin taşınmazı davacıdan satın almış olması nedeniyle ortada el atmanın olmadığını, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/839 E. sayılı dosyası ile davacının 14.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak davalının daha fazla alacağı olduğundan Bakırköy 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/153 E. sayılı dosyasıyla tazminat davası açtığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında adi yazılı taşınmaz hisse satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereği davalının bir kısım ödeme yaptığı, zilyetliğin davalıya devredildiği, davalının ödemiş olduğu satış bedellerinin iadesi için dava açtığı, davacının almış olduğu satış bedelinin iadesine ilişkin olarak davalıya son ödemeyi 06.01.2020 tarihinde yaptığı, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı,

davalının satış bedeli ödemesinin tamamını iade aldığı tarihten önce kötü niyetli zilyet olduğundan bahsedilemeyeceği, davacının 06.01.2020 tarihinden sonra davalıyı intifadan men ettiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından, davacının müdahalenin men'i ve ecrimisil taleplerinin yerinde olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; adi yazılı hisse satış sözleşmesi gereği davalının ödediği tüm parayı 06.01.2020 tarihinde müvekkilinden tahsil ettikten sonra taşınmazı kullanmasının iyi niyetli olmadığını, Yargıtay kararlarına göre intifadan men şartının gerekmediğini, müvekkili tarafından Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/459 Esas sayılı dosyası ile 10/10/2016 tarihinde ecrimisil davasında davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığını, müvekkilinin davayı takip etmemesi nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalının açılan davadan haberdar olduğundan taşınmazın kullanımının kötü niyetli olduğunu,

o dosya ile davalıya karşı intifadan men şerhinin gerçekleştiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 73/219 hissesinin davacı adına kayıtlı olduğu, bakiye kısmın davalı adına kayıtlı olduğu, dava konusu 73/219 hissenin davalıya satışının geçersiz sözleşmeye dayandığı, davalının ödediği bedellerin iadesine yönelik Sulh Hukuk Mahkemesinde alacak davası açtığı, mahkemece davalı tarafından ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalıya iadesine yönelik verilen kararın kesinleştiği ve tarafların kabulünde olduğu üzere bu bedelin 06.01.2020 tarihinde davalı ...'ye ödendiği,

artık bu tarihten sonra davalının 73/219 hisse üzerindeki kullanımının haksız olduğu, zira davalının alacak davası açmakla tapu iptal ve tescile yönelik talepteki umudunu yitirdiği, artık iyi niyetinden söz edilemeyeceği, davacının men-i müdahaleye yönelik talebinin yerinde olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu taşınmazdaki davacıların hissesine davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine,

ecrimisile yönelik istinaf başvurusunun talep edilen ve mahkemece reddine karar verilen ecrimisil miktarı dikkate alındığında HMK'nın 345, 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının taşınmazını dilediği zaman kullanabileceğini, davacıya bu hususta kimsenin engel olmadığını, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, haksız ve yersiz açılan bu dava sonucunda müvekkiline yüklenen masrafların ve çok yüksek avukatlık ücretinin haksız olduğunu, davacının zaten 06.01.2020 tarihinden sonra dava konusu taşınmazı kullanmadığını belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5238, K. 2024/4262, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5238
Karar No
2024/4262
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5239 K.2024/3294
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5241 K.2024/3432
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5241 K.2024/7187
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5241 K.2024/4659
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5242 K.2024/4386
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5243 K.2024/3446

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.