KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5495 E., 2024/4732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1425 E., 2023/2363 K.
- Davalılar
- ... vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 28.01.2020
- Karar
- Davanın Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/38 E., 2021/89 K.
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 23145 ada 1 parselde paydaş olduğunu, dava dışı önceki paydaş Ziraat Bankası AŞ'nin 15/04/2019 tarihinde taşınmaz üzerindeki 7000/279137 payını davalı ...'ne, 7000/279137 payını davalı ...'ne, 7000/279137 payını ise ...'ne sattığını, her bir satışın 158.333,33 TL bedel üzerinden yapıldığını, yapılan satışların müvekkiline bildirilmediğini belirterek; ön alım hakkı nedeniyle davalılar adına kayıtlı payların tapu iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ...' vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; taşınmazda fiili taksim yapılmadığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde kullandığı bir alanın bulunmadığını, tanıklar tarafından, müvekkilinin kullandığı bir alan belirtilmediği gibi, bilirkişi raporunda da bu yönde bir tespit yapılmadığını, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fiili taksim olgusunun varlığı için taşınmazda davacının ve davalıya pay satan önceki paydaşların fiilen kullandığı yer bulunması gerektiğini, müvekkilinin taşınmazda fiilen kullandığı bir alan mevcut olmadığından fiili taksim olgusunun varlığından söz edilemeyeceğini,
müvekkili ile davalılara payları satan dava dışı Ziraat Bankası A.Ş. arasında fiili taksim olmadığının sabit olduğunu, müvekkili dışındaki pay sahiplerinin fiili kullanımlarının müvekkilinin ön alım hakkından vazgeçtiği şeklinde yorumlanamayacağını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 733 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5495, K. 2024/4732, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama