KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5559 E., 2024/5608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2606 E., 2023/2924 K.
- Davacı-karşı davalı
- ... vekili Avukat ...
- Davalı-karşı davacı
- ... vekilleri Avukat ... vd.
- Dava tarihi
- 28.08.2020
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/209 E., 2023/150 K.
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve kâl masraflarının tahsili; karşı davada irtifak ... kurulması, bu mümkün olmadığı takdirde temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının müvekkilinin taşınmazına ev ve müştemilat yaparak el attığını ileri sürerek; el atmanın önlenmesine, muhdesatın yıkılmasına ve yıkım masraflarının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, karşı davada ise davalı-karşı davacının kullanımındaki alan için irtifak ... kurulmasını, bu mümkün olmadığı takdirde iyiniyetli olunması sebebiyle taşınmaz mülkiyetinin uygun bir bedelle davalıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “asıl ve karşı davada dava konusu yapıların davacının taşınmazında kaldığının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, taşınmazların komşu olduğu, davalının davacının taşınmazının bir kısmını kamelya ve ev yapmak suretiyle yıllardır kullandığı, dava konusu yapıların tesis kadastrosu kesinleştikten sonra yapıldığı ve bu yapıların gerek yenileme kadastrosundan önce gerekse sonrasında davacının taşınmazında bulunduğu, davalının çapa bağlı taşınmazda ölçüm memurlarını dahi getirmeden yapıları yaptığı gözetildiğinde iyiniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, yapıların değerinin açıkça arazinin değerinden de fazla olmadığı” gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, yaklaşık 20 yıl boyunca davalı-karşı davacı müvekkilinin dava konusu taşınmazda iyiniyetle oturduğunu, TMK’nın 725/2. maddesi şartları oluştuğundan asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hale getirme bedelinin tahsili; karşı davadaysa temliken tescil, mümkün olmadığı takdirde irtifak ... tesisi istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5559, K. 2024/5608, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama