KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5746 E., 2024/4629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1464 E., 2023/1840 K.
- Davacılar
- Hazine ve Maliye Bakanlığı ..., ... Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 04.11.2022
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/461 E., 2023/67 K.
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirasın reddinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Doruk Efe Petrol Ürünleri Gıda Oto Kiralama Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve yasal temsilcisi olduğunu, şirketin müvekkili kuruma 1.142.212,31 TL vergi borcu bulunduğunu, davalıya 17.01.2022 tarihinde vefat eden babası ...'tan miras kaldığını ancak sırf borçları ödememek için mirası Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/103 Esas, 2022/736 Karar sayılı kararı ile reddettiğini, halbuki terekenin aktifinin, pasifinden çok fazla
olduğunu, ayrıca davalı borçlarına karşılık hiçbir güvencede vermediğini ve mirasın reddi üzerinden 6 aylık zaman geçmediğini ileri sürerek, mirasın reddinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, 21.01.2022 tarihinde Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/103 E. sayılı dosyası ile mirası reddettiği gerekçesiyle reddin tespit ve tescilini talep ettiğini, Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/103 E., 2022/736 K. sayılı ilamı ile reddin tespit ve tesciline karar verildiğini, davacının ise reddin iptali talepli işbu davayı 04.11.2022 tarihinde açtığını, işbu dava, ret tarihinden itibaren altı ay içinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras bırakan ...'ın 17.01.2022 tarihinde vefat ettiği, davalı ... Öztoprak'ın 21.01.2022 tarihinde Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat ederek ''mirası kayıtsız şartsız reddettiğine'' dair beyanda bulunduğu, mahkemece 27.05.2022 tarihli ve 2022/103 Esas, 2022/736 Karar sayılı kararı ile mirasın gerçek reddi beyanının tesciline dair karar verildiği, mirasın reddi kararının iptali konusundaki bu davanın ise 04.11.2022 tarihinde açıldığı, mirasın reddine ilişkin beyan tarihi olan 21.01.2022 tarihi ile davanın açıldığı 04.11.2022 tarihi arasında TMK'nın 617/1 inci maddesindeki altı aylık hakdüşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mirasın ret tarihinin Sulh Hukuk Mahkemesine iradesinin ulaştığı tarih olarak kabulü halinde bahse konu bilginin alacaklıların özel bir çaba sarf ederek ulaşacağı bilgi olduğunu, alacaklının kendi dışında gelişen ve ilan veya bildirimi yapılmayan bir hususta, sürenin ret tarihinden itibaren başlamasını kabul etmenin, alacaklı açısından hakkaniyete aykırı bir durum olduğunu, emsal nitelikteki Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.9.2013 tarihli ve 2013/6139 E.,
2013/12389 K. sayılı ilamında hasım gösterilmeksizin açılan mirasın reddinin tespitine ilişkin davada alacaklıların hasım gösterilmemesi sebebiyle, alacaklılara karar tebliğ edilmediği gerekçesi ile mirasın reddinin iptali davası açılabilmesi için süre verilmesi gerektiğine karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra 04.11.2022 tarihinde açıldığı, davacı tarafın tasarrufun iptaline ilişkin talebi de olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TMK.'nın 617 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5746, K. 2024/4629, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama