KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5855 E., 2024/5976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1584 E., 2023/1777 K.
- Dava tarihi
- 13.11.2019
- Karar
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/870 E., 2022/157 K.
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ... yönetiminin Site Yönetim Merkezi olarak kullandığı 134 parsel üzerinde bulunan dükkan vasıflı taşınmazın 10 yıldır davalı tarafından işgal edildiğini ileri sürerek; müdahalenin men’ine, şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacının müdahalenin men’i ve ecrimisil talep ettiği yerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi eki krokide ve belediyece onaylı projede sığınak olarak gösterilen ortak alan vasıflı bir yer olduğu, dükkan vasfının bulunmadığı, davacının tek başına mülkiyetinin bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “tapu kaydında taşınmazın arsa vasfında olduğu, kat mülkiyeti kurulu olmadığı, kat mülkiyeti kurulu bulunmayan yapıda haricen görev yapan site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, davanın site yönetimine yöneltilemeyeceği, bu nedenle davacının davasının davalının pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğinden” davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatalı karar verildiğini, bilirkişi raporlarının iddiayı doğruladığını, davalının tüzel kişiliğinin bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5855, K. 2024/5976, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama