KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/1214 E., 2024/5677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1815 E., 2024/53 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tunceli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/327 E., 2023/149 K.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... köyü ile ...köyünün sınırdaş köyler olduğunu, davalı köyün kadastro çalışma alan sınırını gerekçe göstererek resmî olarak davacı köyün sınırları içerisinde kalan ve kadimden bu yana davacı tarafından istifade edilen mera, köy boşluğu, orman alanı gibi taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunarak davacı köyün taşınmazlardan istifadesine engel olduğunu, bu nedenle ... köyü ile ...köyünün idari sınırlarının toprak üstünde fiziken tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava dosyasına sunulan dava dilekçesinin netice ve talep kısmının muğlak olup anlaşılamadığını, davanın tarafları olan köy tüzel kişiliklerinin sınırlarının ezelden bu yana belli olup müvekkili köy tüzel kişiliği tarafından söz konusu sınırların hiçbir şekilde ihlal edilmediğini, davacı köyün sınırları içerisinde kalan taşınmazlara da herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, iki köy arasında kalan sınırların Tunceli Valiliğinde bulunan köy hudutnameleri ile belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı köy tüzel kişiliği tarafından, köy sınırlarının toprak üstü uygulamasının bir yargı kararı ile saptanmasının istendiği; istemin, eda davasının öncüsü niteliğinde bir özel hukuk ilişkisinin saptanmasına ilişkin olmayıp idari yöntemler çerçevesinde idarece yapılan işleme karşı çıkılarak aynı konuda yargı kararı verilmesinin istenilmiş olduğu, davaya bakma görevinin İdari Yargı yeri olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davaya bakma görevinin hukuk mahkemesine ait olduğunu, uyuşmazlığın 442 sayılı Köy Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve mer'i mevzuatın meseleye temas eden ahkâmına göre köy sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin değil, mevcut hudutların haritasında/krokisinde gösterilerek eylemli olarak tespiti istemi olduğunu, 2. Köy hududunun davalı tarafından ihlâl edildiğini, bu nedenle bir kısım mera, yaylak, köy boşluğu gibi taşınmazlardan istifade edilemediğini, 3. Uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargının görevli olduğunu, davanın görevsizlik karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iki köy arasındaki idari sınırın arz üzerinde fiilen tespiti istemine ilişkindir. İdari olarak belirlenmiş sınırın arz üzerinde gösterilmesi talebi, idari yargının değil; adli yargının görevine ilişkin olduğundan yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1214, K. 2024/5677, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama