KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/1215 E., 2024/5848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/348 E., 2024/40 K.
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 27.07.2022
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/279 E., 2022/473 K.
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali terditli tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; 03.12.2020'de muris ...'a ait 20.09.2000 tarihli vasiyetnamenin şekle aykırılık ve irade sakatlığı nedenleri iptalini aksi halde tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, hak düşürücü sürenin vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin sulh hukuk mahkemesi kararının kesinleşmesinden itibaren başlatılması gerektiğini ve vasiyetnamenin tenfizine ilişkin davada verilen ara karar ile hak düşürücü sürenin 27.07.2022 tarihinde dolacağının belirtildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin davacı ...'a 25.01.2021'de, davacı ...'a 16.01.2021'de ve davacı ...'e 24.03.2021'de tebliğ edilmesiyle işlemeye başlayan 1 yıllık hak düşürücü sürenin aşılması neticesinde 27.07.2022 tarihinde açılan davanın usulden reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali terditli tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559 ve 571 inci maddeleri
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1215, K. 2024/5848, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama