KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/1674 E., 2024/4358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/264 E., 2023/554 K.
- Dava tarihi
- 31.01.2014
- Karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ...ile karşı taraftan davacı adına vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kayden maliki olduğu dava konusu 6404 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı A Blok 6. Kat 18 numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın işgal edildiğini belirterek müdahalesinin men'i ile taşınmazdan tahliyesine, şimdilik 100,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın 2006 yılından bu yana vekil edeni tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, taşınmazın tapu kaydının iptali için Adana 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/31 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 26.11.2015 tarihli ve 2014/78 Esas, 2015/890 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davalının dava konusu bağımsız bölüme yönelik müdahalesinin men'ine, 100,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarihli ve 2018/2073 Esas, 2018/15966 Karar sayılı ilamıyla; “... dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Adana 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davanın HMK'nın 165. maddesi gereğince bekletici mesele yapılması, anılan davanın kesin olarak karara bağlanmasından sonra toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Davacı vekilince kal talebinde bulunmadığı, bekletici mesele yapılması talep edilen davada tapu iptali ve tescili talebinin reddine karar verilerek tazminata hükmedildiği, davacının dava konusu taşınmazı kesinleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.01.2013 tarihli ve 2012/256 Esas, 2013/8 Karar sayılı ilamı edindiği,
2. Mahkeme kararı ile taşınmazın malikinin yeniden değiştirilemeyeceği,
3. Dosyanın sürüncemede kalmaması amacıyla bekletici mesele ara kararından dönülerek yargılamaya devam edildiği,
4. Dava konusu taşınmazın davacı mülkiyetinde olup davalının herhangi bir hukuki ilişki olmaksızın fuzuli işgalci sıfatıyla kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının bağımsız bölüme yönelik müdahalesinin men'ine, taleple bağlı kalınarak 100,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, dava konusu taşınmazın bedeli ödenerek satın alındığını, bir çok faydalı ve zorunlu imalat yapılarak kullanılmaya başlandığını, gayrimenkulün devri konusunda birden fazla kez dava dışı S.S.
Aysun Konut Yapı Kooperatifi ile görüşülmesine rağmen devrin gerçekleştirilmediğini, niza konusu gayrimenkule yönelik tapu iptali ve tescil davası açıldığını, Adana 1. Tüketici Mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına rağmen yerin usul ve yasaya aykırı şekilde davacı adına tescil edildiğini, açılan davalar birleştirilmeden sonuca gidildiğini, davalının dava konusu taşınmazda malik sıfatıyla ve iyiniyetli şekilde 2006 yılından beri oturduğunu, davalının diğer kooperatif üyeleri gibi edimlerini yerine getirerek taşınmazı tasarruf ettiğini,
davacı ve hak iddiasında bulunan üçüncü şahıs Yaşar’ın taşınmazı nasıl aldıklarına dair hiçbir evrak ve belge bulunmadığı gibi tanık beyanı da olmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine yöneliktir
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683 üncü ve 995 inci maddeleri,
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1674, K. 2024/4358, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama