İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1811 K.2024/2942

talebinin kabulüne, birleştirilen davada yeniden hüküm tesisine yer olmadığına

Esas2024/1811Karar2024/2942Tarih27 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.220 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/1811 E., 2024/2942 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/395 E., 2023/436 K.
Asıl davada davacı
... vekili Avukat ...,
Dava tarihi
24.10.2005
Karar
Asıl davada vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.220 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

talebinin kabulüne, birleştirilen davada yeniden hüküm tesisine yer olmadığına

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali ve tenkise ilişkin verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne, birleştirilen davada yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'ın 19.10.1952 yılında İsveç'de, kilise nikahı ile annesi ...Linde ile evlendiğini, müvekkilinin İsveç'te annesinin hanesine kayıtlı olduğunu, baba olarak ...'ın göründüğünü, bu nedenle ...'ın mirasçısı olduğunu, ancak mirasbırakanın Türkiye'de nüfus kayıtlarında bekar olarak görünmesi nedeniyle soybağının ve mirasçılığın tespiti için gerekli davaları açtığını, mirasbırakanın İzmir ....

Noterliği'nce düzenlenen 12.04.1995 tarihli vasiyetnamesi ile malvarlığını davalı kuruma bıraktığını, dava konusu vasiyetnamenin şarta bağlı bir vasiyetname olduğunu ancak davalı kurumun bu şartların hiçbirini yerine getirmediğini, hayatta olduğu sürece mirasbırakan ile ilgilenmediğini, ayrıca mirasbırakanın vasiyetnamesinin tanzimi sırasında ve ondan önceki dönemde, hukuki işlem yapma ehliyetine haiz olmadığını bunun yanında bu vasiyetname ile saklı payının da ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline, olmazsa vasiyetin mahfuz hisseleri oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'ın ... ... (...) ile 01.03.1956 yılında yaptığı evlilik öncesindeki ilişki çerçevesinde, 18.01.1956 tarihinde doğmuş kızı olduğunu, mirasçılığın tespiti ile ilgili davaların devam ettiğini, mirasbırakanın yapmış olduğu düzenleme şeklindeki vasiyetin geçersiz olduğunu, zira 71 yaşındayken bu şekilde önemli bir hukuki işlem yapabilmek için gerekli hukuki ehliyete sahip olup olmadığının tam teşekküllü bir hastaneden alınacak heyet raporu ile belirlenmesi gerektiğini ancak bu işlemin yapılmadığını, vasiyetnamenin tanzim edildiği sırada,

hukuki ehliyetinin yerinde olmadığına dair önemli kanıtlar bulunduğunu, şartlı olarak düzenlenen vasiyetnamede belirtilen şartların davalı kurum tarafından yerine getirilmediğini, ayrıca saklı payının da vasiyetname ile ihlal edildiğini belirterek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline, kabul görmemesi durumunda ise, saklı payı oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının öncelikle mirasçılık sıfatının ispat etmesi gerektiğini, mirasçılık sıfatının ispat edilmesi durumunda ise davanın esastan reddinin gerektiğini, mirasbırakanın İzmir ....

Noterliğince düzenlenen 12.04.1995 tarih ve 6766 sayılı resmi vasiyetnamesi ile ... lehine vasiyette bulunduğunu, mirasbırakanın 02.02.2000 tarihinde ölümü üzerine, Bornova Sulh Hukuk Hakimliğinin 2000/414 Esas sayılı dosyası ile vasiyetnamenin açılıp okunması ve 2000/28 tereke sayılı dosyası ile de terekesinin toplanması için davaların açıldığını, dava dilekçesinde belirtilen, vasiyetnamenin şarta bağlı olduğunun iddiasının gerçeği yansıtmadığını, mirasbırakanın, vasiyetnamenin düzenlendiği sırada hukuki tasarruflara ehil bulunduğunu,

müteveffanın tasarruf ehliyetini etkileyen bir sağlık sorunu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2005/441 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararıyla; asıl davada vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulü ile 32.957,97 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2005/441 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2016/17651 Esas, 2018/5867 Karar sayılı ilamı ile bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,

3. Davacı vekilinin vasiyetnamenin tenkisi istemine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece tenkis raporu olarak hükme esas alınan 30.05.2013 tarihli raporun yalnızca murisin ölüm tarihindeki malvarlığı değerine göre sabit tenkis oranının belirlenmesine ilişkin ara bir rapor olduğu, bahsi geçen rapora dayalı olarak tenkis hükmü kurulması doğru görülmediği, tenkis konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, davacı bakımından saklı payına tecavüz olup olmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında asıl dosyada vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulü ile 3.557.072,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen dosyada yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenkis hesabında esas alınan değerlerin yüksek belirlendiğini, dava konusu vasiyetname mirasçı tayinini içerdiği halde Mahkemece muayyen mal vasiyeti varmış gibi tenkis hesabı yapıldığını, Mahkemece tüm tereke hakkında saklı pay oranında tenkise karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenkis hesabında esas alınan değerlerin düşük belirlendiğini, Mahkemece ölüm tarihinden itibaren faiz verilmesi gerektiğini kararın davalı lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 17. maddesinde, mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği öngörülmüştür. Miras bırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

2. 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin 463 üncü maddesi şöyledir: "Muris, terekenin tamamı yahut şayi bir cüzü için bir veya bir kaç kimseleri mirasçı nasbedebilir. Terekenin tamamı veya şayi bir cüzünü almak üzere bir şahsı tayin eden her tasarruf, mirasçı nasbı hükmündedir."

3. 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin 539 uncu maddesi şöyledir: "Miras açılınca, mirasçılar onun tamamına sahip olurlar. Kanunda açıkça yazılı haller müstesna olmak üzere, mütevaffanın alacakları ve bilcümle hakları ve zilyed bulunduğu malları, mirasçılarına intikal eder ve bu mirasçılar müteveffanın borçlarından şahsan mesul olurlar.

Mansup mirasçıların iktisabı, kendilerini nasbeden muteveffanın vefatından başlar. Kanuni mirasçılar, zilyedlik hükümlerine tevfikan mansup mirasçıların hisselerini teslime mecburdurlar."

4.743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin 506 ıncı maddesi şöyledir: "Kıymetine noksan gelmeksizin taksimi kabil olmayan muayyen bir mal vasiyet edilip te işbu vasiyet tenkise tabi olursa; lehine vasiyet yapılan kimse, dilerse tasarruf nisabı miktarını nakden alır dilerse tenkisi lazımgelen miktarın kıymetini verip o malı talep eder."

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı dava dilekçesinde mirasbırakan ...'ın düzenlemiş olduğu İzmir .... Noterliğinin 12.04.1995 tarihli vasiyetnamesinin tenkisini talep etmiştir. Dava konusu vasiyetnamenin içeriğinden mirasbırakanın ölümü ile geride bıraktığı tüm malvarlığını davalıya vasiyet ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mirasbırakan, davalıya belirli mal vasiyetinde bulunmamış, mirasçı atamıştır.

O halde terekenin aktifini oluşturan taşınır taşınmazlar yönünden 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin 506 ıncı maddesini uygulama imkanı yoktur. Bu bakımdan Mahkemece terekeye yönelik 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin 506 ncı maddesi uyarınca tenkis hesabı yapılması doğru değildir. Nitekim vasiyetname ile mirasçı atanmış olduğundan, davalı mirasbırakanın külli halefidir. Mirasın açılması ile terekenin tümüne sahip olacaktır.

(Aynı yönde Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.06.2007 tarih ve 2006/16512 Esas, 2007/10134 Karar sayılı kararı) Mahkemece yapılması gereken iş, vasiyetname ile mirasçı atanan davalıya karşı açılan tenkis davasının kabulü halinde davacının saklı payı oranında tenkise karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1811, K. 2024/2942, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1811
Karar No
2024/2942
Tarih
27 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1811 K.2024/4043
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1812 K.2024/4041
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1813 K.2024/4052
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1814 K.2024/4053
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1815 K.2024/4054
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/1815 K.2024/4839

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.