KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/1926 E., 2025/2450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/498 E., 2024/593 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/39 E., 2023/398 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1434 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların dava dışı Hazineye ait olup muris ... oğlu ... ... lehine zilyetlik şerhi bulunduğunu, davacı ile davalılardan ...’ın kardeş olduğunu, ... oğlu ... ...’ın 02.12.2020 tarihinde vefat ettiğini, taşınmazların tereke kapsamında kaldığını, miras paylaşımı yapılmadığını, usulüne uygun taksim yapılmadıkça bir ya da birden fazla mirasçının tereke malları üzerinde uzun süre zilyet olmasının taksimin kanıtı sayılamayacağını, dava konusu yerlerde tüm mirasçıların hak sahibi olduğunu ve bağımsız zilyetlikten söz edilemeyeceğini belirterek;
davalıların dava konusu taşınmazlara haksız el atmalarının önlenmesi, zilyetliğe ilişkin mülkiyetin tespiti ile zilyetliğin ve mülkiyetin davacının miras payı oranında tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi tarafından sağlığında paylaştırıldığı, zilyetliklerininde paylaşım gereği davacı ve davalılara devredildiği, bu devirler karşılığında bedellerin taraflarca ödendiği ve davacının dava konusu taşınmazdaki iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen nedenler de izah edilerek İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gittiğini, imar işleminin idari yargıda iptal edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını, miras taksiminin yapılmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının incelenmediğini, taşınmaz bedelinin afaki hesaplandığını, davalıların miras paylaşım iddialarını ispat edemediğini, taraf teşkilinin sağlanmadığını, davalıların üstün hakları bulunmadığını, diğer mirasçıları ile eşit haklara sahip olduklarını,
davanın zilyetliğin tespiti olarak ele alınması hâlinde maktu harç ve maktu vekâlet ücreti üzerinden karar verilmesi gerektiğini, aynı şekilde görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olacağını, davacının davasını kanıtladığını, davalıların iddialarını yazılı delil ile ispatlayamadığını, konusuz kalan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, mülkiyetin ve zilyetliğin tespiti, miras payı oranında tescili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1926, K. 2025/2450, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama