İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1968 K.2025/1527

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün…

Esas2024/1968Karar2025/1527Tarih18 Mart 2025Okuma6 dk · 1.184 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/1968 E., 2025/1527 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1769 E., 2024/438 K.
Davacılar
... vd. vekilleri Avukat ... vd.
Davalılar
... vd. vekili Avukat ...
İlk derece mahkemesi
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/195 E., 2022/138 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.184 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşma talep eden davalılar vekili Av. ..., karşı taraftan davacılar vekili Av. Amine Özdemir geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi Abdullah Yılmaz ile davalılardan ... ve ... arasında ... l.Noterliğinin 15.06.1993 tarihli, satış vaadi sözleşmesi uyarınca Antalya ili, ... ilçesi,...

Köyünde bulunan 295, 296, 300, 302, 304 parsel numaralarında kayıtlı taşınmazlardaki davalılara murislerinden intikal edecek olan hisselerinin tamamının murisleri Abdullah Yılmaz'a satıldığını, diğer davalı ... tarafından da 295, 296, 300, 301, 303, 304 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin tamamının ...

1. Noterliğinin 25.04.1995 tarihli, satış vaadi sözleşmesi ile davacıların murisi Abdullah Yılmaz'a satıldığını, dava konusu taşınmazların bir kısmının hala kök muris adına kayıtlı olduğunu, bir kısmının iştirak halinde mülkiyet esasına tâbi olduğunu, bir kısmının ise üçüncü şahıslara devredildiğini ileri sürerek 295, 296, 300, 301, 302, 303, 304 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile Abdullah Yılmaz mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,

tapu iptali ve tescili talebi kabul görülmediği takdirde sözleşmelere konu taşınmazların güncel değerinin belirlendiğinde arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 40.000,00 TL'nin davanın açıldığı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamında alacağını 1.593.938,78 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, tapuya şerh edilmeyen satış vaadi sözleşmelerinde vaat borçlusunun kötüniyetli kabul edilemeyeceğini, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların zilyetliğinin teslim edildiğinin sözleşmede yazılı olması nedeniyle zamanaşımı süresinin işlemeyeceği, 301 numaralı parselin davalıların murisi adına kayıtlı olmadığı, 303 ve 304 numaralı parsellerin dava dışı 3. kişilere satılmış olduğu, 300 ve 302 parsel sayılı taşınmaların ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satıldığı,

diğer dava konusu olan 295 ve 296 numaralı parseller hâlen davalıların murisi adına kayıtlı olsa da tarla vasıflı olan bu taşınmazların İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün cevabı yazısı ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında davacılar adına tescillinin mümkün olmadığının belirlendiği, bu nedenlerle davacıların terditli olarak ileri sürdüğü tapu iptal tescil talebinin reddine karar verildiği; terditli olarak ileri sürülen tazminat talepleri kapsamında davacıların taşınmazların güncel rayiç değerlerinin alınan raporlarla belirlendiği,

bölge adliye mahkemesinin kararında kaldırma konusu yapılmayan ve önceki hükümde esas alınan tutarlar ve diğer hususlara ilişkin usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak davalılardan ...'in hissesine düşen 295, 296, 300 ve 303 No.lu parseller yönünden hesaplanan 571.818,77 TL'nin ...'den, 295, 296, 300, 302 ve 304 No.lu parseller yönünden 406,254,00.TL'nin ...'den, 406.254,00.TL'nin ...'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak yasal miras payları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...

1. Noterliğinin 15.06.1993 tarih ve 10312 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi ile davacıların murisi Abdullah Yılmaz ile davalılardan ... ve ... arasında 295, 296, 300, 302, 304 parsel numaralı taşınmazlardaki hisselerin satışı, diğer davalı ... ile ise ...

1. Noterliğinin 25.04.1995 tarih 5913 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 295, 296, 300, 301, 303 ve 304 parsel numaralı taşınmazlardaki hisselerin tamamı satmayı vaat edildiği, tapu iptal tescil talebinin reddine karar verildiği, bilirkişi raporları ile alacak miktarının belirlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; davacıların isteği üzerine satış için ...'ın yetkilendirildiğini, ...'ın davacıların vekili olan ...'in kayın babası olduğunu, tanık beyanlarına rağmen mahkemece davanın kabulünün hatalı olduğunu, 303 ve 304 No.lu parsellerin ... tarafından 3.kişilere satılıp parasının davacılara verildiğini, rayiç bedellerin tahsiline yönelik taleplerin zamanaşımı nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, davaya konu taşınmazların sulama alanı dışında olmasına rağmen raporlarda sulama alanında kabul edilerek çok fazla alacağa hükmedildiğini,

taşınmazların revizyonla ada ve parsel numaraları ile m2'lerinin arttığını, bu yönden de raporlarda fazla alacağın hesaplandığını, davacıların sebepsiz zenginleştiğini, ıslah edilen kısım için ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, davacı ... yönünden davaya katıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, noterde düzenleme şeklinde yapılan 15.06.1993 ve 25.04.1995 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinden kaynaklı tapu iptal ve tescil, terditli tazminat istemine ilişkindir.

5403 sayılı Kanun uyarınca sulu tarım arazisi, tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı arazileri ifade etmektedir. Bu nedenle bir taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilebilmesi için sadece Devlet Su İşleri (DSİ) veya bir başka kamu idaresi tarafından yapılan tesislerle sulanması gerekmemektedir.

Bu kapsamda taşınmaz tabii arktan getirilen cazibeli su ile veya yakınında bulunan çay, ırmak, nehir gibi su kaynaklarından motopompla getirilen su ile ya da kuyudan sulanıyorsa (sulama olanağının devamlı olması hâlinde) taşınmaz sulu tarım arazisi olarak kabul edilmelidir. Daha açık ve net bir anlatımla taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilmesi için arazinin fiilen sulanması gerekmektedir.

Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazlarda su kaynağının bulunmadığı, yakınında DSİ sulama kanalı olduğu, taşınmazların tamamının motopomp sistemi kurularak sulanabileceği belirtilerek davaya konu taşınmazların sulu tarım arazisi olarak kabul edilip buna göre hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.

Ne var ki, bir taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü için nereden ve ne şekilde sulandığının tespiti gerekir.

Bu nedenle Mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazların fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı, sulama durumu mevcut ise mevcut suyun taşınmazların sulanması için yeterli olup olmadığı hususlarının Mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra taşınmazların değerinin hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü yerinde değildir.

Öte yandan, kadastro müdürlüğü tarafından davaya konu taşınmazlardan 295 ve 296 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin teknik hatalar düzeltme formunun gönderildiği, bu forma göre ilgili taşınmazların yüzölçümlerinin azaldığı, ne var ki hükme esas alınan raporda ilgili yazının dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. O hâlde Mahkemece, davaya konu taşınmazların yüzölçümlerinin güncel tapu kayıtları esas alınmak suretiyle hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1968, K. 2025/1527, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1968
Karar No
2025/1527
Tarih
18 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1971 K.2025/1521
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1973 K.2025/1426
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/1974 K.2025/4304
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1976 K.2025/1443
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1979 K.2025/1728
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1983 K.2025/993

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.