KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2177 E., 2024/4197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/530 E., 2023/376 K.
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ..., ... Entegre Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
- Davalılar
- İTÜ Rektörlüğü vekilleri Avukat ... vd., Hazine vekili Avukat ..., ... vekilleri Avukat ... vd.
- Dava tarihi
- 23.12.2011
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında irtifak hakkının terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; İstanbul ili, Şişli ilçesi, Harbiye Mahallesinde kain, 755 ada 12 sayılı parselde kayıtlı 221 No.lu ve 222 No.lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarındaki beyanlar hanesinde yazılı “Ana gayrimenkulde irtifak hakkı tescil edilmiştir”, irtifak hanesinde yazılı “Gayrimenkul üzerine bina yapılamaz hakkı (irtifak hakkı)” şerhinin konuluş amacının ortadan kalktığını bu nedenle hukuki değerinin bulunmadığını belirterek kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; şerhin kamu düzeni amacıyla konulduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
2. Davalı İTÜ Rektörlüğü vekili; irtifak hakkının mahkeme kararına dayalı olarak tapuya işlendiğini, davacının tapuya tescil edilmiş bu irtifak hakkına rağmen dava konusu taşınmazı satın aldığını, davalıların İstanbul’un silüetinin korunmasına yönelik menfaatlerinin devam ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili, dava konusu irtifak hakkının kamu hizmetine tahsisli ve eski eser vasfında olduğunu, Dolmabahçe ve çevresi kentsel sit alanı ilan edildiğinden irtifak hakkının maddi ve manevi biçimsel varlığını devam ettirdiği, sınırlamanın devam etmesinde kamu yararı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ... Hazinesine izafeten İstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekili; irtifak hakkı ile korunan hukuki yararın devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli ve 2012/14 Esas, 2014/396 Karar sayılı kararı ile; tapu kaydındaki şerhin Şişli (Kapatılan) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1085 Esas, 2003/978 Karar sayılı ilamıyla konulduğu ve irtifak hakkının İstanbul silüetini ve tarihi binaları koruma amacını taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/2502 Esas, 2019/140 Karar sayılı kararıyla; 755 ada 12 sayılı parselde kayıtlı 222 No.lu bağımsız bölüm yönünde eksik inceleme ile karar verildiği, 755 ada 12 sayılı parselde kayıtlı 221 No.lu bağımsız bölüm yönünden mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 125 nci maddesi hükmü gözardı edilerek karar verildiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; söz konusu yapının komşular arasında hoş görülebilecek, katlanılması beklenecek nitelikte olmadığı, davalıların mevcut yapıyla manzara haklarının engellendiği, irtifak hakkının sağladığı yararın da kalıcı biçimde yok olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... Entegre Tarım A.Ş vekili; aynı parsel ve aynı bina üzerindeki şerhlerin iki yüze yakın bağımsız bölüm üzerinden emsal mahkeme kararları ile kaldırıldığını, bu kararların Yargıtay tarafından onandığını, tamamen bitmiş bir binada bina yapılamaz şerhinin hukuki bir değerinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacılar ..., ... vekili; aynı parsel aynı bina üzerindeki şerhlerin kesinleşmiş emsal mahkeme kararları ile kaldırıldığını, davanın reddine karar verilmesinin yargı güvenliğine ve eşitliğine aykırı olduğunu, davanın maddi ve hukuki bir değerinin kalmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 755 ada 12 sayılı parselde kayıtlı 221 No.lu ve 222 No.lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarındaki beyanlar hanesinde yazılı “Ana gayrimenkulde irtifak hakkı tescil edilmiştir”, irtifak hanesinde yazılı “Gayrimenkul üzerine bina yapılamaz hakkı (irtifak hakkı)” şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; özellikle Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/2 Esas, 2010/262 Karar sayılı dosyasından farklı olarak; dosya içerisinde bulunan 12.05.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu yapının;
içinde yer aldığı Kadırgalar Vadisi'nin engebeli ve hareketli topoğrafik unsurlarını (yamaç ve tepelerle tanımlı Boğaz'a açılan eğimli vadi yapısı) dikkate almadan konumlandığı ve bu unsurların şekillendirdiği doğal çevreye gabarisi itibariyle tezat oluşturduğunun, Dolmabahçe Sit Alanı komşuluğunda yer alması açısından değerlendirildiğinde yapının öngörünümünde bulunan Dolmabahçe Sarayı,
Dolmabahçe Camii ve Dolmabahçe Saat Kulesi gibi tarihi yapılarla kurduğu ilişkiler ile yapının geri-görünümünde kalan İTÜ Taşkışla binası gibi çevresindeki diğer tarihi yapılar ve Gezi Parkı gibi açık kamusal mekân değerlerinin oluşturduğu siluet ile uyumlu olmadığının, plan yönünden yapılan değerlendirmede yapının mevcut halinın plansız kaldığının, yapının İstanbul’un özgün siluetini olumsuz etkilediğinin, komşular arasında hoş görülebilecek özellikte bulunmadığının,
irtifak hakkının sağladığı yararın kalıcı biçimde yok olmadığının belirtilmiş olması ve dava konusu irtifak hakkı şerhinin Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.2003 tarihli ve 2002/1085 Esas, 2003/978 Karar sayılı kararı ile tapuya tekrar şerh edildiğinin anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Fazla yatırılan onama harcının davacılardan ... Entegre Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
01.10.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
Dava, 755 ada 12 sayılı parsel 221 ve 222 numaralı bağımsız bölümlerin beyanlar hanesinde yazılı “Ana gayrimenkulde irtifak hakkı tescil edilmiştir”, ve irtifak hanesinde yazılı “Gayrimenkul üzerine bina yapılamaz hakkı (irtifak hakkı)” şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, söz konusu yapının komşular arasında hoş görülebilecek, katlanılması beklenecek nitelikte olmadığı, davalıların mevcut yapıyla manzara haklarının engellendiği, irtifak hakkının sağladığı yararın da kalıcı biçimde yok olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu Şişli ilçesi, Harbiye Mahallesi, 755 ada, 12 parsel sayılı ana taşınmazın tapu kaydına Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.06.2003 tarihli 2002/1085 Esas, 2003/978 sayılı kararı ile bu gayrimenkul üzerine bina yapılamaz şerhi konulmuş, ana gayrimenkul üzerindeki şerh oluşan bağımsız bölüm tapu kayıtlarına da intikal etmiştir. Bağımsız bölüm maliklerinden bir kısmı tarafından şerhin terkinine yönelik açılan davada.
Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/2 Esas, 2010/262 Karar sayılı dava dosyası ile dava konusu bağımsız bölümler ( 120 tane bağımsız bölüm) üzerine konulan “bu gayrimenkul üzerine bina yapılamaz” şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.09.2010 tarihli ilamı ile onanması üzerine diğer yasa yollarından geçerek 02/12/2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Yine, İstanbul 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/814 Esas, 2011/133 Karar sayılı dava dosyasıyla aynı taşınmazın 171 ve 172 numaralı bağımsız bölümleri üzerindeki "şimdilik bina yapılamaz” şerhinin terkinine karar verilmiş, karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 23.12.2011 tarihli ilamı ile onanmıştır.Aynı yere ilişkin İstanbul 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/22 Esas, 2018/607 Karar sayılı dava dosyasıyla taşınmazın 261 numaralı bağımsız bölümleri üzerindeki "şimdilik bina yapılamaz” şerhinin terkinine karar verilmiş, istinaf incelemesinden geçen karar, Dairemizin 10.03.2022 tarihli ilamı ile onanmıştır.
Hukuk güvenliği, temel hak ve güvencelerinde korunan ortak değerdir. Hukuk devleti hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm işlem ve eylemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde ve tüm işlemlerinde bu güven duygusuna uygun davranışı gerektirir.
Eksiksiz benzerlik içinde bulunan iki ayrı davanın ardarda çözümlenmesinde değişik gerekçelere dayanmak hukuki emniyet ve kararlılığı ortadan kaldırması nedeniyle kamu düzeni açısından sakıncalıdır (Yargıtay HGK, E.1987/2, K.1988/2, T.02.03.1983).
İş bu kesinleşmiş kararların aynı ana taşınmazda ( 755 ada 12 parsel) bulunan bağımsız bölümlere ilişkin olduğu, yukarıda bahsedilen kesinleşmiş mahkeme kararları ile ana taşınmazda ( 755 ada 12 parsel) irtifak hakkının sağladığı bir yararın kalmadığının tespit edildiğinden dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kaydı üzerindeki irtifak şerhinin de terkinine karar verilmesi gerekmektedir.
Davanın kabulüne karar verilmesi ve kararın bu sebeple bozulması gerekirken, kararın onanmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2177, K. 2024/4197, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama