KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2343 E., 2024/4925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/502 E., 2024/60 K.
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 25.01.2016
- Karar
- Davanın kısmen kabul, kısmen reddine
- Temyiz edenler
- Davacılar vekili, davalı vekili
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen mirasta denkleştirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...’un 26.01.2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin sağlığında ...
Denizbank...Şubesi hesabında bulunan parayı davalı ..., davacılardan murisin sağ kalan eşi ... ile muris ... adına açılan üç kişilik müşterek hesaba aktardığını, murisin hastanede yattığı ocak ayı içerisinde ise bu hesabın kapatılıp tüm bakiyenin davalı ... ve davacı ... adına açılan müşterek hesaba aktarıldığını, murisin vefatından sonra ise iki kişilik müşterek hesaba çevrilen paranın 626.000,00 TL’ye ulaştığını, davalının, annesinin payını da uhdesine geçirdiğini,
TMK'nın 669 vd. maddesi uyarınca davalının aldığı 626.000,00 TL’den davacıların hisselerine düşen 156.500,00 TL olmak üzere toplamda 469.500,00 TL’nin mirasta denkleştirme hükümleri gereğince, davalının parayı uhdesine geçirdiği tarihten itibaren yasal faizi ile alınarak terekeye veya mirasçıların hisseleri oranında ayrı ayrı iade etmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu banka hesaplarından çekilen paranın müşterek hesap olması nedeniyle ... ile davalıya yarı yarıya ödendiğini, miras payına mahsuben elde edilen karşılıksız bir kazandırma bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2016/34 Esas, 2018/469 Karar sayılı kararıyla; söz konusu paranın kaynağının murisin birikimlerinden oluştuğunun ve davacı ...'nın payını da davalının aldığı sabit olduğundan, davanın kabulü ile davacı davacı ... için156.500,00 TL, davacı ... için 156.500,00 TL, davacı ... Çomuk için 156.500,00 TL olmak üzere toplam 469.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/1937 Esas, 2020/1371 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.10.2022 tarihli ve 2021/2119 Esas, 2022/5776 Karar sayılı ilamı ile; bankadan çekilen paranın davacı ... payına düşen kısmının davalı tarafından alındığına ilişkin tanık beyanları mevcut ise de banka yazılı belgeleri karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğinden ve dolayısıyla davacı ...'nın payının davalı tarafından zorla alındığı ispatlanamadığından yanılgılı değerlendirme ile verilen karar doğru bulunmamış ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacı ...'nın payının davalı ... tarafından zorla alındığı ispatlanamadığından davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden hesapta kalan paranın yarısı davalıya ait olduğundan, bu para üzerinden mirasçılık belgesindeki miras paylarına göre belirlenen ayrı ayrı 78.250,00'şer TL'nin toplamda 156.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dosya içerisindeki tanık beyanlarından davalının davacı ...'ya ait parayı zorla uhdesine geçirdiğinin sabit olduğunu, irade sakatlığı hallerinde yazılı delille ispatın gerekmediğini, davalının 23-27.07.2015 tarihlerinde iki ayrı hesapta toplam 500.000,00 TL'lik vadeli hesap açmasından davacı ... ile birlikte çektikleri paranın tamamını davalının aldığının açıkça ortada olduğunu, payların eski verasete göre hatalı hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; paranın müvekkilinin kendi birikimi olduğunu, usul ve yasaya aykırı rapora göre karar verildiğini, murisin hesabının kapatılması ile dava konusu hesabın açılmasının aynı gün olmasının murisin parası olduğuna delil olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tenkis hesaplaması yapılması ve hesapta sonradan meydana gelen artışların hesaplamalarda dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasta denkleştirme istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 669 ve 671 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, davacı taraftan onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2343, K. 2024/4925, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama