İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2399 K.2025/549

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2024/2399Karar2025/549Tarih6 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.516 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/2399 E., 2025/549 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Şubat 2025
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/743 E., 2024/966 K.
İlk derece mahkemesi
Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/580 E., 2023/955 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.516 kelime·8 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkilinin Ordu ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, 1403 ada 16 parselde bulunan taşınmazda hisse sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin taşınmazına sınır komşusu olan aynı mevkiide kain, 1403 ada 12 parsel numaralı taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafından taşınmazların ortak sınırına örme taş duvar yapmak suretiyle müvekkilinin taşınmazına haksız bir şekilde el attığını, davalının yaptığı bu örme taşın bir kısmının müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın içerisinde kaldığını, davalı ile aynı sınırın başladığı noktanın devamında davalının, müvekkilinin taşınmazının sınırına taş yığmak,

örme taş yapmak suretiyle yağmur sularının yönünü değiştirdiğini, söz konusu bu yağmur sularının aynı mevkiide kain dava dışı 1403 ada 17 parselden gelen ve öteden beri davalının kendi arazisinde akıp gitmekte iken davalının haksız müdahalesi sonucunda bu suların müvekkilinin arazisinden akarak müvekkilinin maddi olarak zarara uğramasına neden olduğunu, yağmur sularının müvekkilinin fındık bahçesinde sel suları ve akıntılarla birlikte fındık kaybına neden olduğunu, arazinin çökmesine ve bahçe içerisinde kot farkı oluşmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek,

davalı tarafından müvekkilinin taşınmazına yönelik örme taş yapmak suretiyle yapılan haksız el atmanın önlenmesini ve kendi kendine akmakta iken müvekkilinin taşınmazı içerisine başka bir örme taş yapmak suretiyle akış yönü değiştirilen su için men'i müdahale ve eski hale getirme kararı verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmaza tek başına malik olmaması nedeniyle davayı tek başına açamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini, taraflar arasında 2018 yılından itibaren aynı konu sebebiyle görülen dava bulunması sebebiyle davacının bu davayı açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "yapılan ölçüm sırasında taş duvarın büyük çoğunluğunun davalı tarafından kendi taşınmazına yapıldığı ancak fen bilirkişilerinin krokisinde tespit ettiği bazı yerlerde davacının taşınmazına müdahale edildiği, yağmur sularının bir kısmı, davalının taşınmazı kullanmadığı dönemde davalının arazisinden akmaktaysa da davalının da mülkiyet hakkı bulunduğu ve bu duruma sürekli katlanmak zorunda olmadığı taşınmazı kullanmaya başladığı dönemde kendi taşınmazının da en az zarar göreceği şekilde önlemler almasının olağan olduğu,

komşuluk hukuku kapsamında davalının alacağı önlemlerin davacıya zarar verecek şekilde olmaması gerekmekteyse de, parsellerin bölgenin koşulları gereği eğimli olduğu, belirli dönemlerde arazilerin tespit edilen muhtelif yerlerinden yağmur sularının aşağıdaki dereye ulaştığı, davacı arazisindeki çöküntülere davalının yaptığı taş duvarın neden olduğunun tespit edilemediği, davacının arazisinin farklı yerlerinden su akışının devam ettiği ve bu suların yukarıdaki yoldan eğim yönüne doğru geldiği,

bu haliyle zararın davalı tarafından meydana getirildiğinin kabul edilemeyeceği, davalı tarafından kendi arazisine taş duvar yapılmasında hukuka aykırı eylem bulunmadığı, yağmur suları nedeniyle davalı arazisinin bazı bölümlerinin de zarar gördüğü, yaşanan durumun arazi yapısı ve bölgenin çok yağışlı hava koşullarından kaynaklandığı, davalıya bu hususta sorumluluk yüklenemeyeceği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne;

davalının 02.01.2023 havale tarifli Fen bilirkişileri ... ve.....'ın raporuna ekli krokide yeşil renk ile gösterilen 6,11 m² ve 14,55 m² alanda taş duvar örmek sureti ile yaptığı müdahalenin men'ine, davacının su yönü için eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; evvelden beri dava dışı parsellerden gelip davalının arazisinden akıp giden yağmur suyu, davalının taş duvar ve birtakım engeller yapmak suretiyle yön değiştirmesine sebep olması nedeniyle müvekkilinin bahçesinden geçtiğini ve taşınmaza zarar verdiğini, davalının bu müdahalesiyle komşuluk hukukuna aykırı davrandığını, mahkemece yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanlarına göre davalının suyun yönünü değiştirdiğinin ve müvekkilin arazisindeki su sorunun bu değiştirme eyleminden sonra başladığının anlaşıldığını,

bilirkişiler tarafından arazinin önceki halini bilen mahalli bilirkişilerin beyanlarına aykırı rapor düzenlemesinin ve bu raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, fen bilirkişisinin ek raporunda kot farkından dolayı bu olayın gerçekleştiğini beyan etmiş ve kot farkının da taş duvardan kaynaklandığını açıklamış olmasına rağmen inşaat bilirkişisinin fen bilirkişisi raporunu yanlış değerlendirdiğini, lehlerine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin çok yüksek hesaplandığını,

gerekçe sayılamayacak bir gerekçeyle taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı ve komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir.

TMK'nın 683. maddesindeki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.

Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.

El atmanın önlenmesi davası açılabilmesi için kural olarak zararın doğmuş olması gerekir. İleride zarar doğacağından bahisle dava açılamayacağından bu şekilde açılan davalar reddedilmelidir. Ancak, istisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise, davacıya zarar tehlikesinin önlenmesi davasını açma hakkı tanınmalı, zararın doğması beklenmemelidir.

Kendi kendine akan sulardan doğan komşuluk ilişkileri hakkında özel hüküm getirilmesi ihtiyacı duyularak, Türk Medeni Kanununa 742 ve 743. madde hükümleri konulmuştur. Bu sular yağmur, kar ve önü tutulmamış kaynak suları gibi öteden beri akan sulardır. Alttaki komşu taşınmaz maliki engeller yaparak bu suların arazisine girmesini önleyemeyeceği gibi, üstteki arazi sahibi de kendisine lazım olan sudan fazlasını kendi arazisinde tutamaz.

Ancak, söz konusu kaynağın suyu o taşınmaza yetecek kadar ise, alttaki taşınmaz sahibi o kaynaktan su isteyemez. Ne var ki, kaynağın suyu öteden beri çıktığı taşınmazın sınırlarını aşıyor ve alttaki komşu taşınmaza ulaşıyorsa, üstteki taşınmaz maliki buna engel olamaz.

Bu kurallara uymayan komşu taşınmaz malikine karşı açılan el atmanın önlenmesi davalarında, davalı kendi taşınmazı içerisinde suların doğal mecrasını değiştirip, davacının taşınmazını sel suları ile karşı karşıya getirirse, henüz yağmur yağıp zarar meydana gelmese dahi davacının açtığı el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme davası kabul edilmelidir.

Zira doğacak tehlike ve zarar, bir önlem alınmasına meydan bırakmayacak şekilde ani ve bir anda doğacak, telafisi zor veya imkansız zarara sebebiyet verecektir.

Bu ilkeler ışığında dosyanın incelenmesinde, davacının taşınmazına taşkın bir şekilde yapılan duvarın taşkın kısımları yönünden müdahalenin men'ine karar verilmesi isabetli ise de komşuluk hukuku açısından yapılan inceleme, dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalının taşınmazından doğal olarak akan yağmur sularının akışının davalı tarafından taş yığmak, örme taş yapmak suretiyle yönünün değiştirildiği, akışın davacı taşınmazına yönlendirildiği ve davacının da bu nedenle zarara uğradığı anlaşıldığından komşuluk hukuku bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni yapılmıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

1. Uyuşmazlık, mülkiyet ve komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme talebine ilişkindir.

2. İlk Derece Mahkemesince (İDM) davacının taşınmazına taşkın şekilde yapılan duvar yönünden davanın kısmen kabul edilerek müdahalenin men'ine karar verilmiş komşuluk hukuku açısından ise davalının taşınmazından doğal olarak akan suların davalının yaptığı müdahale neticesinde davacının taşınmazında zarara neden olduğu tespit edilemediğinden bu yönden davanın reddine karar verilmiştir.

3. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince (BAM) istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş. Dairemizin Sayın Çoğunluğunca ise duvarın taşkın kısımları yönünden verilen müdahalenin men'i kararının isabetli olduğu; ancak komşuluk hukuku açısından davalının taş yığmak ve örme taş yapmak suretiyle suyun akışının değiştirildiği ve böylece davacıya zarar verildiği kabul edilerek bu yönden de davanın kabulüne karar verilmemesi nedeniyle İDM kararının bozulmasına karar verilmiştir.

4. Sayın Çoğunluğun duvarın taşkın kısımları yönünden müdahalenin men'ine karar verilmesinin isabetli olduğu yönündeki değerlendirilmesine aynen iştirak edilmekle birlikte davanın komşuluk hukuku açısından da kabul edilmesi yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilememiştir. Zira dosya arasında bulunan 25.01.2023 tarihli ziraat yüksek mühendisinin raporunda davalının taşınmazında meydana gelen zarar ile davalı tarafından taş dökmek ve duvar örmek biçiminde ki müdahaleden kaynaklandığı yönünde bir tespitin bulunmadığı, aksine taşınmazdaki çökmenin başka nedenlere dayalı olabileceğinin belirtildiği görülmektedir.

5. Bu çerçevede davalının eylemiyle meydana gelen zarar veya gelebilecek muhtemel zarar arasında uzman bilirkişice bir illiyet bağının bulunduğu tespit edilmeden komşuluk hukuku yönünden de davanın kabul edilmesi gerektiği yönündeki Sayın Çoğunluğun görüşüne iştirak etmek mümkün olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

6. Açıklanan nedenlerle BAM kararının onanması veya en azından yukarıda belirtilen hususu açıklığa kavuşturacak bir bilirkişi raporu alınması yönünde bir araştırma bozması yapılması gerekirken davanın kabul edilmesi yönündeki Sayın Çoğunluğun görüşüne iştirak edilememiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2399, K. 2025/549, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Karşıoy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2399
Karar No
2025/549
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2400 K.2025/847
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2401 K.2025/829
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2401 K.2025/853
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2402 K.2025/712
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2403 K.2025/997
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2404 K.2025/813

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.