KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2456 E., 2025/772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/537 E., 2024/433 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/128 E., 2021/340 K.
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; muris ... ...'ın miras bıraktığı İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2324 ada 3 parseldeki üç kattan oluşan apartman için davalılardan ... ve ...'nin ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, muris ve davacı torun ...'ın birlikte otururlarken ve binanın yerinde eski, depremden zarar görmüş bir yapı varken ticaretle uğraşan müvekkili ve dedesi ... ...'ın binayı yıktırarak yerine yeni bina yaptırdıklarını, binanın yapımında davalıların bir katkılarının olmadığını, müvekkilinin oturmakta olduğu üç numaralı dairenin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2324 ada 3 parselde davacının oturduğu üç numaralı dairenin davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; apartmanın tamamının muris adına olup davacının dava konusu dairede uzun yıllar bedelsiz oturduğunu, diğer daireleri ise kiraya vermek suretiyle gelir elde ettiğini belirterek; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dinlenen tanık beyanlarına göre; taşınmazın davacının dedesi olan kayıt malikinin hayatta olduğu dönemde kayıt malikince yapıldığı, davacının maddi katkısının bulunduğu bildirilmişse de bunun ancak sebepsiz zenginleşme davasına konu edilebileceği, muhdesat aidiyeti için yeterli olmadığı, davacının yapıyı meydana getirdiğine ilişkin somut bir delil bildirilmediği, davanın ispat edilemediği..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortaklığın giderilmesi davasının devam ettiğini, sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşmadığını, davanın konusunun muhdesat aidiyetinin tespiti olup mahkemenin doğru tahkikat yapıp yanlış hüküm verdiğini belirterek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2456, K. 2025/772, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama