KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/250 E., 2024/5120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/190 E., 2023/1123 K.
- Dava tarihi
- 15.10.2019
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/580 E., 2021/222 K.
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında dava konusu olan 242 ada 12 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline devri hususunda düzenleme şeklinde 24.07.2018 tarihli satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşmeye göre davalının satış bedelini peşin olarak almak suretiyle taşınmazın zilyetliğini müvekkiline teslim ettiğini, bu sözleşmenin imzalanmasından uzunca bir sürenin geçmesine rağmen davalının taşınmazı devre yanaşmadığını ve müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek taşınmazın davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan, devrin gerçekleştirilemediğini, ihtiyati tedbire konu olan davanın hala derdest olduğunu, bu davanın sonuçlanarak kesinleşmesinin gerektiğini, açılan davanın iyi niyetli olmadığını ve davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2019/580 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararıyla, "...taraflar arasında yapılan sözleşmenin içeriğine göre dava konusu 242 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbirin bulunduğu, bu şerhin kalkmasından sonra taşınmazın devrinin gerçekleştirileceği, tedbirin kalkmaması durumunda karşılıklı müzakerede bulunacağının kararlaştırıldığı, taşınmazda bulunan şerhin Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/430 Esas sayılı dosyasındaki yargılamadan kaynaklandığının tapu kaydından anlaşıldığı, bu sebeplerle davacı tarafça somut durum bilinerek yapılan sözleşme gereğince koşulları oluşmadan eldeki davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/190 Esas, 2023/1123 Karar sayılı kararıyla, "...dava konusu yapılan sözleşmede mezkur gayrimenkulün kati ferağ takririni taşınmaz üzerinde bulunan şerhin kaldırılmasından itibaren 08.06.2019 tarihinde verileceği, bu tarihe kadar taşınmaz üzerindeki tedbirin kalkmaması halinde karşılıklı müzakerede bulunulacağı,
davalının kati ferağ takririni vermekte imtina etmesi halinde alıcının davalıya çekeceği ihtarname ile birlikte satış vaadi bedelinin sözleşmede belirtilen bedel üzerinden aynen alıcıya iade edileceğinin düzenlendiği, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı...” gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 1.Kararın eksik ve yetersiz inceleme sonunda verildiğini,
2.Mahkemece davanın usulden reddi sebebiyle hükmedilen harç miktarında yanılgıya düşüldüğünü,
3.Müvekkili tarafından 11.000,00 TL tutarında eksik harcın tamamlanarak toplamda 11.221,58 TL harcın ödenmiş olduğunu,
4.Ancak Mahkemenin kararında 170,78 TL harcın mahsubu ile 11,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde müvekkiline iadesinin kararlaştırıldığını,
5.Davanın reddedilmesi halinde alınacak olan harcın maktu harç olduğunu,
6.Harca yönelik itirazlarının incelenmediğini,
7.Öte yandan; müvekkilinin eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu,
8.Sözleşme gereğince taşınmazın devrinin yerine getirilemediğini,
9.İhtiyati tedbir kararının alındığı davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini,
10.Müvekkilinin kasten zarara uğratıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 09.02.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 242 ada 12 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri 635.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.
Yargılamanın 25.05.2021 tarihli 5 numaralı oturumunda alınan 2 numaralı ara karar gereğince raporda hesaplanan bedel üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa gelecek oturuma kadar süre verilmiş, davacı tarafından 07.07.2021 tarihinde 11.000,00 TL tutarındaki tamamlama harcının mahkeme veznesine yatırıldığı anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda, davanın başında alınan 221,58 TL harç da dâhil edildiğinde toplam yatırılan harç miktarı, 11.221,58 TL olup bu miktar gözetilmeden davanın reddi nedeniyle peşin alınan harçtan ret harcı düşülerek harç iadesinin yapılmış olması bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamanın yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı paragrafı kaldırılarak yerine "Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen 11.221,58 TL harçtan davacı taraftan peşin alınan 170,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.050,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" cümlesinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/250, K. 2024/5120, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama