İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2557 K.2024/3759

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis talepli davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.

Esas2024/2557Karar2024/3759Tarih11 Eylül 2024Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/2557 E., 2024/3759 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2024
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1399 E., 2023/420 K.
Dava tarihi
26.04.2021
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/194 E., 2022/251 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.213 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis talepli davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murisleri ... tarafından noterde düzenlenen 02.01.2013 tarihli vasiyetnamenin şekil kurallarına aykırı düzenlendiği, vasiyetnamenin düzenlenme tarihinde murisin fiil ehliyetine haiz olmadığını, murisin iradesi fesada uğratılarak düzenlettirildiğini belirterek vasiyetnamenin iptaline olmadığı takdirde vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin okur yazar olmadığını, işlem tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunu, vasiyetnamenin son isteklerine uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu vasiyetnamede mirasbırakanın okur yazar olmadığının şerh düşüldüğü ancak parmak izi veyahut HMK'da öngörülen diğer şekillerden birisinin olması gereken yerde vasiyetçinin ıslak imzası olduğu ve iş bu durumu açıklayan bir şerhin de düşülmediği, dolayısıyla mirasbırakanın irade beyanının sahihliği konusunda şüphe oluştuğu, bunun dışında dava konusu vasiyetnamede tanık beyan şerhlerinin içeri incelendiğinde, mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını gösteren beyanlarının olmadığı, şekil yönünden geçersiz vasiyetnamenin iptali gerektiği gerekçeleriyle vasiyetnamenin iptali talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin şekil kurallarına uygun olduğunu, vasiyetnamenin tanıklar huzurunda murise okunduğunu, murisin isminin baş harfini imza etmesinin şekle aykırılık yaratmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu vasiyetnamede okur yazar olmayan vasiyetçinin vasiyetnameyi bizzat okuduğunun belirtildiği, tanıkların aynı yönde beyanda bulundukları, vasiyetnamenin şekle aykırı düzenlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin şekil eksikliği, murisin fiil ehliyetinin bulunmaması ve vasiyetnamenin hile ve baskı ile düzenlendiği nedenlerine dayalı iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanunu'nun 535 ve 559 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Hak düşürücü süreler" başlıklı 559 uncu maddesi, "İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Hükümsüzlük, def"i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.

2. Somut olayda.

Bolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/545 Esas sayılı vasiyetnamenin açılması dosyası incelendiğinde, davacılardan ...'nin davaya konu vasiyetnameyi 05.07.2019 tarihli duruşmada öğrendiği, davacılardan ..., ..., ... ve ...'nin davaya konu vasiyetnameyi Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/45 Esas sayılı talimat dosyası ile 03.10.2019 tarihinde öğrendikleri; yine davacılardan ... ve ...'ın 08.10.2019 tarihinde Karamürsel Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/24 talimat dosyası ile öğrendikleri, vasiyetnamenin iptali davasının ise bu davacılar yönünden 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 26.04.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

O halde mahkemece, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 535 inci maddesine göre mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.

4. 26.03.1962 tarihli, 23/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde açıkça ifade edildiği üzere, okur yazar kişiler bile, dileğine göre ve hiç bir sebep bildirmeye veya vasiyetnameye yazdırmaya yer olmaksızın okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunu seçebilirler.

Öte yandan, okuyamayan veya imzalayamayanlar için öngörülen usulde düzenlenmiş bir resmi vasiyetnamede mirasbırakanın imzasının bulunmasının o vasiyetnamenin geçerliliği üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır. Zira murisin vasiyetnameyi imza etmiş olması bir şekil bozukluğu değil, aksine kanun koyucunun amacını pekiştiren bir garanti niteliğindedir. Başka bir deyimle; olayda şekil eksikliği değil, gereği olmayan bir şekil fazlalığı söz konusudur.

Bu nedenlere mahkemece, muris tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın resmi şekilde yapılan vasiyetnamede murisin imzasının bulunması nedeni ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş olması hatalı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

5. Muris tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın resmi vasiyetname hazırlanmasına ilişkin usul ve ilkeler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 535 inci maddesinde düzenlenmiştir.

Düzenlemenin tanıkların beyanına ilişkin ikinci fıkrasında yer alan "hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını" ibaresinin hangi anlama geldiği ile vasiyetname metninde bu ibarenin aynı ifadelerle belirtilmemiş olmasının şekli açıdan eksiklik oluşturup oluşturmadığı, mirasbırakanın arzularını notere açıkladığı ve vasiyetnamenin birinci kısmı olarak nitelendirilen bölüme, tanıkların katılma zorunluluğu bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Okuma yazma bilmeyen muris tarafından arzularını içeren yazılı metnin vasiyetnameye aktarılması suretiyle de vasiyet tanzimi mümkündür. Bu durumda, tanıkların murisin arzularını açıkladığı ilk safhaya katılmasının zorunlu olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Aynı sonuca 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi dikkate alındığında da varıldığı görülecektir. Mülga Kanun’un 482 nci maddesinin ikinci fıkrası TMK'nın 535 inci maddeye nazaran daha anlaşılır niteliktedir.

Madde gerekçesinde bahse konu ikinci fıkra yönünden hükümde değişiklik yapılmadığı sadece metnin arılaştırıldığı ifade edilmiştir. Tüm bu değerlendirmeler göstermektedir ki vasiyet tanıklarının murisin iradesini açıkladığı birinci safhaya katılması zorunlu değildir.

Bu durumda "hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını" ibaresindeki beyandan anlaşılması gereken, noter tarafından vasiyetname mirasbırakana okunduktan sonra onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğine dair tek cümleden oluşan beyanıdır. Bu noktada ise işlemde birlik kuralı dikkat çekmektedir.

Bu kurala uygun şekilde düzenlenen vasiyetnamelerde beyanın muris tarafından tanıklar önünde yapıldığı beyanlardan anlaşıldığı takdirde bahsi geçen ibarenin eksikliği vasiyetnameyi şekli anlamda kusurlu kılmayacaktır; yani bire bir ifade edilmeyişi iptal nedeni olarak kabul edilmeyecektir. Bu durum mirasbırakanın iradesinin ayakta tutulmasına yönelik favor testamenti ilkesinin de bir gereğidir.

6. Somut olayda dava konusu vasiyetname incelendiğinde; vasiyetnamenin tanıklar önünde murise okunduğu, muris tarafından yine tanıklar önünde vasiyetnamenin son ve gerçek isteklerini kapsadığının beyan edildiği, bu merasimin aynı şekilde tanık beyanlarında da ifade edilerek imzalandığı görülmektedir. Murisin tanıklar önünde beyanda bulunduğu vasiyetname içeriği itibariyle anlaşıldığından bu husus iptal sebebi olarak kabul edilmemelidir.

7. O halde mahkemece yapılacak iş, dava dilekçesinde ileri sürülen diğer iptal nedenlerinin incelenmesi ile ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2557, K. 2024/3759, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2557
Karar No
2024/3759
Tarih
11 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/2557 K.2024/7562
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2558 K.2024/3133
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/2558 K.2024/7558
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2559 K.2024/4965
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2559 K.2024/3096
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/2560 K.2024/7559

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.