KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2715 E., 2025/1210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1451 E., 2024/718 K.
- İlk derece mahkemesi
- Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/204 E., 2021/365 K.
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Mersin ili, Anamur ilçesi, ... Mahallesi, 110 ada 220 parsel numaralı taşınmazın davacıya ait olduğunu, davacının davaya konu kadim suyu yaklaşık 60 senedir atadan beri kullandığını, davacının dedesinin vefatı sonrası taşınmazların mirasçılar arasında paylaştırıldığını, davaya konu suyun diğer mirasçılara ait tapu üzerinde kaldığını, davalı mirasçısının ise bir süredir bu kadim suyu kullandırtmadığını belirterek suya müdahalenin men-i’ne, suya müdahale sebebiyle davacının bahçesinde bulunan ürünlerin uğramış oldukları zararların tesbitine ve giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının 110 ada 220 parsel sayılı taşınmazı su kaynağından sulamadığını, başka parsellerdeki tarlalarını suladığını, davacının davaya konu su kaynağının dışında başka kaynaklardan da yararlanarak tarlalarını suladığını, davacının su sorunu olmadığını, su kaynağından çıkan su miktarının davalıya dahi yetmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu suyun davalıya ait taşınmaz içerisinde kaldığı, kadim kullanma hakkının olmadığını, suyun kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide olmadığı ve tek başına malikinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; su üzerinde kadim hak bulunduğunu, suyun kaynağının doğal kaynak suyu olduğunu, daha sonrasında yörede tapulama çalışmaları, kadastro tespitleri yapılması sonucunda işbu kadim suyun davacı tapusu dışında alanda kaldığını, suyun 110 ada 62 parsel içinde kaldığını ve davacının bu parsel malikinin mirasçısı olduğunu, taksim sözleşmesi olmadığını, davalının suyu kullanmaya engel olduğunu, suyun kattığı değerin çok yüksek belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2715, K. 2025/1210, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama