KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2751 E., 2024/4389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/566 E., 2024/80 K.
- Dava tarihi
- 07.08.2014
- Karar
- Davanın reddi
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili,... ilçesi,...Mahallesi, 65 parselde kayıtlı 750 m² yüzölçümlü "kargir iki ev, samanlık, müştemilat arsa" nitelikli taşınmazın 1/2 hissesine müvekkilinin malik olduğunu, muris babalarından intikal eden taşınmazın diğer 1/2 hissesine malik olan kardeşi ......nun bu hissesini 20.09.2013 tarihinde 150.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, 21.07.2014 tarihinde satıştan haberi olan müvekkiline bu satış hakkında bilgi verilmediğini ileri sürerek; ön alım ... kapsamında taşınmazın davalı adına olan hissenin iptaliyle davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; satıcı ......nun kullanımına bırakılan yerin müvekkiline satılarak teslim edildiğini, bu kapsamda fiili taksimin varlığı nedeniyle ön alım hakkının kullanılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.11.2021 tarihli ve 2018/32 E. 2021/719 K. sayılı ilamı ile taşınmazda fiili taksim bulunduğu ispat edilemediğinden davanın kabulü ile 65 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/2 hissenin iptali ile davacı adına tesciline dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairemizin 02.06.2022 tarihli ve 2022/2049 E., 2022/4034 K. sayılı ilamı ile, fiili taksim olgusu tanık beyanları ile ispatlandığından davanın reddi gerekirken hava fotoğraflarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda sayısı ve tarihi verilen kararı ile; taşınmazda fiili taksim bulunduğundan, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Tanık ...'ün fiili taksimi ispat eden hususta hiçbir beyanının bulunmadığını,
2. Harita bilirkişisinin hazırladığı Ekim 2012 tarihli raporda tel çitin bulunmadığının belirtildiğini, davacı tanıklarının da aynı doğrultuda beyanda bulunduğunu,
3. Dosyadaki bütün deliller kapsamında taşınmazda fiili taksim bulunmadığını,
4. Jandarma tarafından hazırlanan tutanakta, pembe ve sarı evi hissedarların ortak kullandığına dair beyanlar bulunduğunu ancak mahkemenin bu tutanağı tanık ...'ün beyanından daha değersiz gördüğünü,
5. Kullanıldığı kabul edilmemekle birlikte, taşınmazın bir bölümünün paydaşın biri tarafından uzun süredir kullanılıyor olmasının fiili taksimi göstermediğini, her bir paydaşın eylemli paylaşmayı yapmasının ve tereddütsüz paylaşımının taşınmaz üzerinde olması gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 4721 sayılı TMK’nın 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2751, K. 2024/4389, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama