KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2801 E., 2024/4291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/416 E., 2022/2781 K.
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ..., ...
- Dava tarihi
- 19.09.2020
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/478 E., 2020/798 K.
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...Rıza İncegül'ün ölümü üzerine Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/42 Esas ve 2012/39 Karar sayılı ilamıyla mirasçılık belgesi düzenlendiğini, muris ...
İncegül'ün ölümü üzerine ise Ankara 3. Noterliğinin 25/11/2016 tarih ve 43068 yevmiye nolu mirasçılık belgesi düzenlendiğini, mirasçılık belgeleri düzenlenirken davalı ...’ün her iki muris ile ayrı ayrı düzenlediği mirastan ivazsız feragat sözleşmelerinin dikkate alınmadığını, ilgili feragat sözleşmeleri ...
Noterliğinin 19.08.1988 tarihli 586 ve 587 yevmiye numaralı işlemler olduğunu, mirasçılar arasında ...'ün gösterilmesinin hatalı olduğunu, feragat sözleşmesi ivazsız olduğundan davacıların ...nin alt soyu olarak hak sahibi olduklarını belirterek söz konusu mirasçılık belgelerinin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... tarafından yapılan mirastan feragat sözleşmesinin aslında ivazlı bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin yapıldığı tarihlerde yaygın olmayan bir yöntem olduğundan ivazların sözleşmeye yazılmadığını, murisler ...ve ... tarafından 19/08/1988 tarihi öncesi ve sonrasında ...nin borçlarının ödendiğini, sözleşmenin bu borçların ödenmesi karşılığında ivazlı şekilde düzenlendiğini, davanın kötü niyetle açıldığını, mirasçılık hakları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu veraset ilamlarında davalı ...'ün mirasçı olarak gösterilmesine rağmen her iki muris ile de ayrı ayrı yaptığı mirastan feragat sözleşmeleri ile mirastan feragat ettiğini, alınan veraset ilamlarında bu hususlara yer verilmediğini, oysa ki mirastan feragat sözleşmesinin varlığı halinde feragatin hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı esnasında dikkate alınması yönünde hüküm tesis edilmesi gerektiğini, bu nedenle veraset ilamlarının iptale tabi olduğunu, her ne kadar sözleşmenin ivazlı bir sözleşme olduğu,
mirasın denkleştirilmesi için açılan dava neticesinin beklenmesinin gerektiği iddia edilmişse de eldeki dosya açısından bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir durum olmadığını belirterek davanın kabulüne, her iki mirasçılık belgesinin de iptaline, mirasçı ... tarafından yapılan 19/08/1988 tarihli ... Noterliği’nin 586 ve 587 yevmiye numaralı feragat sözleşmelerinin terekenin paylaşımı sırasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... v.d. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacıların dedesi ve babaannesi olan murisler ile davacıların babası olan davalı ... arasında 19.08.1988 tarihli noter işlemi ile "düzenleme şeklinde mirastan feragat senetleri" yapıldığını, bu feragat sözleşmelerinin ivazlı olduğunun tüm aile fertlerince bilindiğini, davacılardan ...'ün görüşmelerin çoğunda bulunduğunu, davacıların mirasçılık hakkı bulunmadığını, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/959 Esas sayılı dosyası ile mirastan feragat sözleşmesinin ivazlı olduğunun tespiti ve mirasta denkleştirme kurallarına göre miras payları ve tenkis oranlarının belirlenmesi talebinde bulunulduğunu,
dosyalar aralarındaki bağlantı ve sonuçlarının birbirini etkileyecek mahiyette olması nedeniyle bekletici mesele yapılmasını istedikleri halde mahkemece dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirastan feragat sözleşmesi, yasal şekline uygun ve ivazsız olarak yapıldığına göre mahkemece mirasçılık belgelerinin iptali ile mirastan feragatın hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı sırasında dikkate alınmasına karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... v.d. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgelerinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 7 nci maddesi, 29 uncu maddesi, 528 inci maddesi, 545 inci maddesi ve 598 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararlarda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2801, K. 2024/4291, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama