KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2960 E., 2025/1294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2482 E., 2024/1230 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/141 E., 2022/476 K.
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 3568 ada 2 ve 7 parsel ile 3569 ada 2 parsel sayılı taşınmazların paydaşlarından olan ...'ın bulunamaması nedeniyle Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/157 Esas, 2001/167 Karar sayılı kararı ile 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereğince Kırşehir Defterdarının kayyım tayin edildiğini, taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini,
kayyımla idare edilen paya isabet eden satış bedelinin kayyım bürosunun Halk Bankası Kırşehir Şubesinde açılan hesabına aktarıldığını belirterek kayyımla idare süresi 10 yılı aştığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi gereğince taşınmazların satıştan önceki paydaşı olan ...'ın gaipliğine ve taşınmazlar satılmış olduğundan payına düşen satış bedelinin işlemiş faiziyle birlikte Hazineye devrine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, usul ve yasaya uygun olarak açılmayan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; atanan kayyımın TMK'nın 477/1 hükmünde düzenlenen temsil kayyımı niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmaza yönetim kayyımı olarak atanmadığı, yasada belirtilen on yıllık resmî yönetimden ve gaiplik koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hükmün vekâlet ücreti yönünden bozulmasını, 3561 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre temsil kayyımı atanması mümkün olmadığından il defterdarının yönetim kayyımı olarak atandığını, ayrıca Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/852 Esas sayılı dava dosyasında temsil yetkisi verildiğini, Eğer defterdar temsil kayyımı olarak atanacak olsaydı 3561 sayılı Kanun yerine 4721 sayılı Kanun'un 426. maddesine (743 sayılı Kanun 376. maddesi) göre atama yapılması gerektiğini, Mezkûr kararda açıkça 3561 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre kayyım atanmasına karar verildiğine göre kayyımın temsil kayyımı olduğu değerlendirmesinin hukuken uygun olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesi gereğince gaiplik kararı verilmesi ve malvarlığının Hazineye intikali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2960, K. 2025/1294, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama