KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2984 E., 2025/1204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1264 E., 2024/1319 K.
- İlk derece mahkemesi
- Erbaa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/407 E., 2024/69 K.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu 177 ada 525 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, dava konusu hissenin 09.02.2022 tarihinde 5.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, satışın müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını, taşınmaz üzerinde fiili taksimin de bulunmadığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisseye ait davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacı tarafından eldeki davanın yasal hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının, davaya konu ettiği hisse satışını ortaklığın giderilmesi davası ile değil çok daha önce öğrendiğini, dava konusu taşınmazın hisselerinin fiilen taksim edilmiş olduğunu, hisse satışı için payını devreden hissedara 500.000,00 TL ödendiğini, hisse değerinin vergi dairesine verilen beyanname ile müvekkilince düzeltildiğini belirterek, öncelikle davacının haksız ve kötüniyetli davasının reddine, mahkemenin davanın kabulüne karar verecek olması hâlinde ise gerçek ödenen ve resmî kayıtlarda da düzeltilen bedel olan 500.000,00 TL dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli ve 2022/407 Esas, 2024/69 Karar sayılı kararı ile "...satış bedelinin güncellenmesi ve eksik tapu harcı işlemlerinin davalı tarafından dava açıldıktan sonra gerçekleştirdiğinden davalının bedel yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği...taşınmaz başında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları gözetildiğinde dava konusu taşınmazda fiili taksim yapılmadığının sabit olduğu, nemalandırılan ön alım bedelinin depo edildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli ve 2024/1264 Esas, 2024/1319 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, cevap dilekçesinde dayandığı nedenleri takrarla; 1.Keşifte tespit edilen bedelin daha yüksek olması hâlinde bu miktarın Mahkemece depo edilerek karar verilmesi gerektiğini, 2.Vergi dairesine yapılan beyan ve düzeltmenin Mahkemece dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 3.Müvekkilinin Anayasa tarafından korunan mülkiyet hakkının da verilen kararla ihlal edildiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2984, K. 2025/1204, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama