KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3098 E., 2025/2732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2495 E., 2024/1285 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/163 E., 2022/472 K.
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
2646 ada 1 sayılı parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan ... kızı ...'ün bulunamaması nedeniyle Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/650 Esas 2005/737 Karar sayılı dosyası ile 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereğince Kırşehir Defterdarının kayyım olarak tayin edildiğini, Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/868 Esas sayılı dosyası ile 2646 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, satış işlemlerinin Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/4 Satış sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü,
kayyımla idare edilen paya isabet eden satış bedelinin kayyım bürosunun ... Kırşehir Şubesinde açılan ... numaralı hesabına aktarıldığını ileri sürerek, kayyımla idare süresi 10 yılı aştığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi gereğince taşınmazın satıştan önceki pay maliki olan ... kızı ...'ün gaipliğine ve taşınmaz satılmış olduğundan hissesine düşen satış bedelinin işlemiş faiziyle birlikte Hazineye devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/650 Esas 2005/737 Karar sayılı ilamı gereği ... kızı ...'ün Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/868 Esas 2006/1106 Karar sayılı dosyasında temsil etmek üzere mahallin en büyük mal memuru olan ...’nın kayyım olarak tayinine karar verildiği, ilgili karara göre atanan kayyımın TMK' nın 477/1.maddesinde düzenlenen temsil kayyımı niteliğinde olduğu, bu nedenle kayyımın dava konusu taşınmaza yönetim kayyımı olarak atanmadığı için, yasada belirtilen on yıllık resmi yönetimden ve gaiplik koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği’’ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/650 Esas 2005/737 Karar sayılı dosyasında 2646 ada 1 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan ... kızı ...'ü temsil etmek amacıyla 3561 sayılı Kanun uyarınca Defterdarın kayyım olarak atandığı,
2646 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/4 Satış sayılı dosyası üzerinden ortaklığın giderilmesi kararına istinaden yapılan satış sonrasında, ... kızı ...'ün payına karşılık gelen tutarın banka hesabına aktarıldığı, davanın 4721 Sayılı TMK'nin 588 ve devamı maddeleri uyarınca adı geçenin gaipliğine karar verilmesi ve mal varlığının Hazine'ye devri istemiyle açıldığı,
temsil kayyımı belirli ve ivedi işlerde bir kimsenin kişisel ve mal varlığı ile ilgili olarak korunmasına yönelik temsili için atanırken, yönetim kayyımının ise uzun süreden beri haber alınamayan sağ olup olmadığı veya nerede olduğu bilinemeyen kimselerin malvarlıklarının yönetimi için atandığı, bu anlamda temsil kayyımlığında kişinin temsili esas alınırken, yönetim kayyımlığında malvarlığının yönetiminin esas alınması gerektiği, nitekim Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesinde de belirli malvarlığının yönetiminden bahsedildiğine göre bu maddede belirtilen kayyımın yönetim kayyımı olduğu,
eldeki davada ise dava konusu taşınmaza yönetim kayımı atanmadığı, paydaşlardan birini ortaklığın giderilmesi davasında temsil etmek amacıyla kayyım atandığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kayyımın mal varlığının yönetilmesi için yönetim kayyımı olarak atandığını, 2. Kayyımın temsil kayyımı olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, 3. Eksik inceleme sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesi gereği gaiplik kararı verilmesi ve gaibin tüm mal varlığının Hazineye intikalinin sağlanması istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3098, K. 2025/2732, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama